‘Çözümden önce güven’

Anastasiadis, Maraş ve Ercan’ın BM yönetimine verilmesine ilişkin önerisini tekrarlarken, Rum bandıralı gemilerin Türk limanlarına girmesini istedi

‘Çözümden önce güven’
banner432

  Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, BM Genel Sekreterine gönderdiği mektup ve Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) konusuna değinirken, Maraş ve Ercan Havaalanı işletmesinin Birleşmiş Milletler yönetimine devredilmesini istedi. Anastasiadis ayrıca, Rum bandıralı gemilerin, Türk limanlarına girmesi gerektiğini belirtti.

   Anastasiadis, Politis gazetesine yaptığı açıklamada şöyle dedi:
 “Diyalog için gerçekten uygun ve yaratıcı bir ortam meydana getirilmesi için, buna katkıda bulunacak esaslı güven yaratıcı önlemler önerdim: BM idaresi altında Maraş, tek bir FIR olacağından BM idaresi altında Ercan Havalimanı, Mağusa Limanının Avrupa Birliğinin 10’uncu protokolü altında faaliyet göstermesi, Kıbrıs bayraklı gemilerin Türk limanlarına yanaşmasının kabul edilmesi ve hidrokarbonlarla ilgili olarak da eskiden sunduğumuz öneri.”
Güven Yaratıcı Önlemlerin yüzeysel şeyler olmadığını da dile getiren Anastasiadis, güveni yeniden inşa edecek gerçek faydalar ortaya çıkacaksa, Maraş gibi etkili GYÖ’ler ortaya çıkması gerektiğini öne sürdü.
   Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın dış dünyayla bağlantıları olmadığı konusunda şikayet ettiği iddiasında da bulunan Anastasiadis, sözlerinin devamında “eğer halkını umursuyorsa, iki toplumda da hem diyalog, hem de çözüm için irade olacağı hissiyatını meydana getirecek elle tutulur önlemlerle ilerleyelim” iddiasında bulundu.

Uluslararası anlaşmalar önemli
   Tek yanlı olarak ilan edilen sözde Rum Münhasır Ekonomik Bölgesinin korunup korunmadığı konusundaki bir soruya karşılık ise Anastasiadis, ittifaklar olmasaydı, İsrail’in, anlaşmayı iptal etmeleri durumunda, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerine üç katı MEB verme konusundaki önerisini kolayca kabul edebileceğini öne sürdü.
   Aynı şeyin Mısır’la da geçerli olduğunu da dile getiren Anastasiadis, uluslararası anlamda güçlenmeden bahsederek “yalnızca Kıbrıs Cumhuriyeti MEB’ini tanıyan anlaşmaların uluslararası olarak onaylanmakla kalmayıp, bunların deniz hukukuna dayanmakta olduklarını” da söyledi.
   Türkiye’nin geçmişteki tezinin son yıllarda olduğundan oldukça farklı olduğunu da iddia eden Anastasiadis, bunun yalnızca Güney Kıbrıs aleyhinde olmadığını da öne sürerek “Türkiye’nin yayılmacı ve revizyonist tutumuna, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mavi Vatan vizyonuna, aynı zamanda Suriye, Libya, Dağlık Karabağ ve Ege’deki müdahalelere” atıfta bulundu.
Münhasır Ekonomik Bölgeyi, yaptıkları anlaşmalar ve komşu devletlerle geliştirmiş oldukları işbirliğiyle belirlediklerinin tek gerçek olmadığını da dile getiren Anastasiadis, büyük şirketlere lisans vermelerine izin verilmesinin de gerçek olduğunu ileri sürdü.

Türk-Yunan ilişkileri
   Türkiye ile Yunanistan’ın Kıbrıs sorunundan bağımsız olarak müzakerelerde bulundukları ve Kıbrıs sorunu olmadan Türk-Yunan meselelerinde bir çözüme ulaşmaları durumunda Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’i destekleyip desteklemeyeceği konusundaki bir soruya ise Anastasiadis “neden desteklemeyim” yanıtını verdi.
   Durumların böyle devam etmesini ve ilişkilerin iyileşmesini umduğunu dile getiren Anastasiadis, iyi bir ilişkinin Kıbrıs sorununun çözümüne de katkıda bulunacağını savundu. 

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner464

banner459

banner474

banner460