banner564

Ortak mücadele kararı

Rum siyasi partileri, Türkiye’ye yönelik ekonomik ve siyasal baskı istiyor

Ortak mücadele kararı
banner598

    Rum siyasi parti başkanlarının, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis başkanlığında toplandığı ve çeşitli konular hakkında bilgilendirildiği haber verildi. Toplantı sonrasında yapılan açıklamalarda, Türkiye’ye yönelik ekonomik ve siyasal baskıların artırılması yönündeki beklentiler dile getirildi.

   ELAM Başkanı Hristo Hristu; hem sınır kapılarının kapatılmasını, hem de Türkiye’ye ambargo uygulanmasını talep etti.
 Alithia gazetesinde yer alan habere göre; Rum Hükümeti Sözcüsü Kiriakos Kusios, toplantının ardından yaptığı açıklamada, Rum Yönetimi Başkanının, temel hedefleri olan Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin politikasının, müzakereler aracılığıyla gerçekleştirilmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini ve sürekli olarak da tekrarlanmakta olduğunu dile getirdi.
   Kusios, Rum hükümetinin hiçbir şekilde Kıbrıs’ın militarize edilmesini istemediğini de savundu.
   Rum siyasi parti başkanları toplantısının çok iyi bir ortamda gerçekleştirildiğini de ifade eden Kusios; Anastasiadis’in siyasi parti başkanlarını, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la yaptığı görüşmeler aynı zamanda Avrupa Konseyi toplantısı hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirdiğini söyledi.
   Anastasiadis ile Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in Avrupa Konseyi toplantısı gündeminden önce ileri sürülen “Türkiye’nin yayılmacı politikası, Türkiye’nin Kıbrıs MEB’ine yasadışı müdahalesi, Yunanistan ve egemenlik hakları karşısındaki tehditler, genel olarak da Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kabahatleri ile üçüncü ülkelere müdahalesine” atıfta bulunduklarını ifade eden Kusios, iki lider tarafından, Aya Sofya’nın cami olmasına atıfta bulunulduğunu da ifade etti.
   Kusios, Anastasiadis’in toplantıda siyasi parti başkanlarının sorularına yanıt verdiğini, aynı zamanda genel bir durum değerlendirmesi yapıldığını da sözlerine ekledi.

İç cephe sağlam olmalı
    DİSİ Başkanı Averof Neofitu toplantının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ileri sürülen gündelik kışkırtıcı tutumunun artmasıyla birlikte, önlerinde bulunan zorlukları en iyi şekilde ele alabilmeleri için, sağlam ve birleşmiş bir iç cepheyi güvenceye almalarının zorunlu olduğuna dikkat çekti.
   Neofitu, toplantının ardından yaptığı yazılı açıklamada, içerisinde bulunulan günlerin sağduyu ve basiret gerektirdiğini öne sürerek “Kıbrıs’ın silahının uluslararası hukuk olduğunu ve ülkenin gerek Avrupa düzeyinde, gerek de uluslararası aşamada, sahip olduğu dayanakları tüketmesi gerektiğini” savundu.
   AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu ise açıklamasında “Türk saldırganlığının tırmanmasının, kendilerini, Kıbrıs Cumhuriyeti olarak belirledikleri hedeflerden uzaklaştırdığını” iddia etti.
Anastasiadis’in, Ulusal Konseyin son toplantısından bu yana meydana gelenler hakkında kapsamlı bir bilgilendirmede bulunduğunu dile getiren Kiprianu, “tırmanmakta olan Türk uzlaşmazlığı ve saldırganlığının kendilerini çok büyük ölçüde endişelendirmekte olduğunu” iddia etti.
   Açıklamasında, tüm siyasi güçleri ve halka birlik ve seferberlik çağrısında bulunan DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos ise, buna paralel olarak Rum kesiminin, yeni bir stratejiyle, ileri sürülen kabul edilemez faaliyetleriyle ilgili olarak Türkiye’ye ekonomik ve politik bir bedel ödetmesi gerektiğini iddia etti.
   EDEK Başkanı Marinos Sizopulos açıklamasında, Yunanistan ile Güney Kıbrıs’ın savunma alanındaki caydırıcı gücünün güçlenmesi gerektiğine atıfta bulundu.
Ekologlar milletvekili Yorgos Perdikis “Türkiye’nin geri çekiliyor gibi görünmesinin ilk etapta hoş olduğunu” ileri sürdü.
  Dayanışma Hareketi Başkanı Eleni Theoharus açıklamasında, AB tarafından da izlenen teselli politikasının Türkiye’ye yönelik ciddi tavizlere yol açtığını iddia ederken, ELAM Başkanı Hristos Hristu ise açıklamasında, sınır kapılarının kapanması ve Türkiye’ye yönelik silah ambargosunun uygulanması için AB’nin baskı yapmasına ilişkin geçmişte de dile getirdiği görüşünü ortaya koydu. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner608

banner474