banner556

‘Hayat kabusa döndü’

Savaş çıktıktan sonra Ukrayna’yı terk ederek adaya gelen Kıbrıslı Türk Okray Kin ile kız arkadaşı yaşadıklarını anlattı

‘Hayat kabusa döndü’

Filiz SEYİS
Rusya -Ukrayna savaşı devam ederken, ateş hattından kaçarak ülkeye gelen Kıbrıslı Türk Okray Kin ve kız arkadaşı Ukraynalı Khrystyne Mosesova,  yaşadıklarını ve yolculuklarını Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) anlattı.
Savaştan 3 ay önce, 2021 yılının Aralık ayında Ukrayna’nın Lviv şehrinde, bilgisayar programcılığı alanında faaliyet gösteren bir şirket kuran Kıbrıslı Türk Oktay Kin, 24 Şubat 2022 tarihinde Rus saldırısı başladıktan sonra her gece 22.00’de tüm ışıkların kapatılması zorunluluğunun getirildiğini söyledi. Kin, günlük hayatta yaşanan değişiklikleri şöyle anlattı:
“Savaşın başladığı gün gece saat 22.00’den sonra evde ışık yanması yasaklandı. Saat 10’dan sonra bütün şehir karanlığa bürünürdü. İnternet veya elektrik kesintileri olabileceği konusunda halkı uyarmışlardı. Ama hiç olmadı, o konuda sıkıntı yaşamadık.
Markete gittik, makarna, et ve diğer yiyeceklerle sepetlerimizi doldurduk. Kasada, alamayacağımızı söylediler. ‘İhtiyacın kadar al, yarın yine gel’ dediler. Yani panik havası yaratılmadı.
Sadece bankamatikten günlük 5 bin Ukrayna Grivnası nakit para çekme sınırı getirildi. Eskiden böyle bir şey yoktu. Bu da bankamatik önlerinde yüzlerce metre kuyruklar yarattı, bunda biraz sıkıntı yaşadık.
Tüm ülkede bütün sektörleri durdurdular, sadece market ve eczaneler açık kaldı.”

Kin: Savaşı hissetmeye başladık
“Enteresan şeyler yaşadım” diyen Kin, şehrin dışını Ukrayna ordusu korurken şehir içinde mahalli birlikler oluşturulduğunu aktardı.
Mahalli birliklerin her mahallede, mahallenin erkeklerinden oluşturulduğunu ve bu kişilerin silahlandırılarak eğitildiğini belirten Kin, “Savaş çıkınca, yabancılara bakış açıları değişti. Etrafta Rus ajan aramaya başladılar. Markete giderken sivil kıyafetli bir adam insanları durdurup pasaport soruyordu. Bu da biraz stres yarattı.
Şehir içinde kurulan yüzlerce metre masalarda Ukrayna ordusuna yemekler pişiriliyordu. Bir tarafta, orduya kıyafet dikiliyor, diğer tarafta molotof kokteyli yapılıyor… Ve bunların başında da belediye başkanı… Böylece savaşı hissetmeye başladık.”
Kin, “Benim esas psikolojimi bozan siren sesleri oldu” diyerek, siren sesi duyunca sığınaklara girdiklerini kaydetti.

Bilgi kirliliği de çoktu
Sirenlerin, herhangi bir yerde “start” verileceğinde füze yollanacağını algılayarak ülke genelinde çaldığını anlatan Kin, “Ukrayna’da her apartmanın altında sığınaklar mevcut. Benim apartmanın altında da evime ait, oda gibi bir sığınak vardı. Sirenler, gece üç-dört kez çalıyordu. Ciddi anlamda psikolojiniz bozuluyor. Gece zaten apartman karanlık... Telefon ışıkları ile aşağı inmeye çalışıyorsun, aşağıda internetin, telefonun çekmiyor. Bazen tansiyonumun çıktığını hissediyordum” şeklinde konuştu.
Şirketinde çalışan tüm personelin kendinden önce Ukrayna’dan ayrıldığını ancak kendisinin kurulu düzenini bırakarak ülkeden ayrılmak istemediğini ve bu yüzden biraz beklediğini aktaran Kin, işlerin ciddiye bindiğini gördükçe fikrinin değişmeye başladığını, savaşın 6’ncı günü olan 1 Mart’ta ise Lviv’den ayrıldığını belirtti.

Macaristan sınırını 10 saatte geçebildik

Ailesinin de sürekli arayarak Kıbrıs’a dönmesi için ısrar ettiğini kaydeden Kin, yine Kıbrıslı olan Erhan Karakaş’ı bulduğunu ve onunla birlikte Macaristan’a geçtiğini aktardı. Kin, Karakaş’ın kendisini Macaristan’a bıraktıktan sonra yoluna aracıyla devam ettiğini de belirtti.
Erhan Karakaş’ı bulduğu için çok şanslı olduğunu söyleyen Kin, sözlerini şöyle sürdürdü.
“Dedik ki Macaristan’dan gidelim. Altımızda İngiliz plakalı bir araç vardı. Erhan Karakaş da eşi ve oğlu ile birlikteydi. Sağolsunlar beni arabalarına aldılar. Yaklaşık 6 saat araba kullanarak sınıra geldik. O sınırı 10 saatte geçebildik.
Beklerken yolda insanların araçlarda bekleyenlere su ve yemek verdiğini gördüm. Ücretini ödemek istediğimizde kabul etmediler, Ukrayna’yı güzel hatırlamamız için ikram olduğunu söylediler. Bunu hiç unutmayacağım.”
Macaristan’a geçtiklerinde Budapeşte KKTC Temsilciliği tarafından karşılandıklarını ve Temsilcilik tarafından 3 saat süren bir yolculukla Budapeşte’ye getirildiğini belirten Kin, hemen Kıbrıs’a dönmek istediği için kendisini havaalanına bırakmalarını istediğini söyledi. O gece havaalanında uyuduğunu ve ertesi sabah uçuşu ile İstanbul’a vardığını kaydeden Kin, İstanbul’dan Kıbrıs’a bir gün sonraya bilet bulabildiğini ve bu nedenle bir gece de İstanbul’da kaldığını aktardı.
Kin, Ukrayna’dan Kıbrıs’a kadar süresi iki günü geçen zor bir yolculuk yaptığını belirterek, “Salı sabahı çıktım, perşembe öğlene doğru Kıbrıs’taydım” dedi.

Şu an güvendeyim
Kendinden 10 gün sonra kız arkadaşı Khrystyne Mosesova’nın da annesi, kızı ve yeğeni ile Polonya’ya geçerek Kıbrıs’a geldiğini belirten Kin, “Şu an güvendeyim. Burada sevdiklerimiz var, burada ailem var, oğlum var. Khrystyne de yanımda…” dedi.

Mosesova: Ailem, çocukları alarak gitmemi istedi
Ukrayna’nın Lviv şehrinde yaşayan Khrystyne Mosesova, savaş çıkınca verilen aile kararı ile annesi, 5 yaşındaki kızı ve ablasının 4 yaşındaki oğlu ile ülkesinden ayrıldı. Ailesinden babası ile ablası ise geride kaldı.
Çocukların güvenliği için ülkeden ayrıldığını söyleyen Mosesova, Kıbrıs’ta güvende olduğu ve ülkesine destek olamadığı için suçlu hissettiğini vurguladı.
Ukrayna’dan ayrılmak istemediğinin altını çizen Mosesova, “Ama ailem çocukları alarak gitmemi istedi” dedi.
Polonya’da birkaç hafta kaldıklarını ve orada çok rahat olduklarını anlatan Mosesova, Polonya’nın da çok güvenli olmayabileceği düşüncesi ile Oktay Kin’in yanına, Kıbrıs’a gelmeye karar verdiklerini belirtti.

Türkçe öğrenmek istiyorum
Kıbrıs’ı çok sevdiğini ancak ülkesine dönmek istediğini anlatan Mosesova, iletişimde herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını ve hergün ailesi ile konuştuğunu kaydederek, ülkesine geri dönmek için babasından ülkenin güvenli olduğu haberini alacağı telefonu beklediğini söyledi.
Mosesova, Kıbrıs’ta bir ev kiraladıklarını ve çocukların önümüzdeki haftalarda kreşe başlayacağını aktararak, kendisinin ise bu süreyi kursa gidip Türkçe öğrenerek değerlendireceğini ifade etti. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner456

banner472