banner564
banner556

Resmi müzakere yok

Lute’un Ada’ya gelmesinin kesin olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, “Eylül’de New York’a gideceğiz, ikili ya da üçlü görüşme olabilir” dedi

Resmi müzakere yok

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul toplantılarının yapıldığı Eylül ayında New York’a gidilmesinin planlandığını ve ekiplerin bu ziyarete ilişkin hazırlıklarını sürdürdüğünü söyledi. 
Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) açıklamalarda bulunan Tatar, Birleşmiş Milletler Üst Düzey Yetkilisi Jane Holl Lute’un Ağustos sonu-Eylül başı, temaslarda bulunmak üzere adaya gelmesinin planlandığını da belirtti.  
Her yıl olduğu gibi bu yıl da BM Genel Kurul toplantılarının düzenlendiği New York’a gidilmesinin planlandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, orada yapılacak toplantıların gayri resmi nitelikte olacağını, resmi müzakere şeklinde yapılmayacağını vurguladı. Cumhurbaşkanı Tatar, Rum Yönetimi lideri Anastasiadis ile ikili, ya da Genel Sekreterin de katılımıyla üçlü toplantı yapılabileceğini ifade etti. 

Ertuğruloğlu da gidecek
Tatar, “Bu yıl da hem Cumhurbaşkanı olarak ben, hem de Dışişleri Bakanımız Tahsin Bey, ekiplerimizle birlikte New York’a gideceğiz. Hem Genel Sekreter, hem de diğer yetkililerle görüşme fırsatı bulacağız. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da orada olacak. Onunla da bir buluşmamız olacak. Ekiplerimiz deneyimlidir ve çalışmalarını sürdürmektedir. Ergun Olgun’un yanı sıra yıllarca New York’ta bulunmuş Osman Ertuğ da bizimle olacak. Şu anki New York temsilcimiz Mehmet Dana, onunla da burada bir görüşme yaptık. O da şu an süreci takip ediyor.” şeklinde konuştu. 

İki devletli çözüm artık bir gerçeklik
Cumhurbaşkanı Tatar, egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüm modelinin artık bir gerçeklik olduğunu kaydetti. Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı bölge, iki ayrı devlet, iki ayrı demokrasi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, Financial Times’a verdiği röportajda da bunlara vurgu yaptığını, hiçbir zaman ırkçılık diye bir şeyden bahsetmediğini tekrarladı. 
Tatar, Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi’nin İstanbul ziyareti sırasında sarf ettiği “Pakistan, Kuzey Kıbrıs'taki Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin yanındadır. Size çok eşsiz bir ifadeyi hatırlatayım: İki farklı kültüre ve dile sahip olabiliriz ama biz, tek halkız. Kalplerimizde Türk halkıyla beraberiz." sözlerinin de son derece önemli olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Tatar, İstanbul’da katıldığı 20 Temmuz resepsiyonuna Pakistan Konsolosunun iştirak ettiğini ve dayanışma mesajını ilettiğini de aktardı. 
Tatar, “Yeni dönem, yeni anlayış, sonuna kadar bunu savunmak ve bu dönemde bunun damgasını vurmak bizim görevimizdir” dedi.

“Güzelyurt bölgesi bizim için çok önemli”
“Güzelyurt’un verilmeyeceği” şeklindeki sözlerinin yeni olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, “Ben yıllarca milletvekilliği, bakanlık, UBP Genel Başkanlığı ve Başbakanlık yaptım. Bölgeye her gittiğimde, festivallere ya da Baf şehitlerini anma törenlerine benzer şeyler ifade ettim.  Biz her zaman Güzelyurt’a sahip çıktık. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin fevkalade önemli bir bölgesidir” ifadelerini kullandı.

“Rum Yönetimi, ilişkilerimizi engellemek istiyor”
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Hollanda Parlamento Üyesi Liane Den Haan’ın Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu’nu ziyaretine yönelik Güney Kıbrıs’ta gösterilen tepkileri de değerlendirdi.
Hollandalı parlamentere yönelik linç derecesine varan çirkin saldırılar yapıldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, bu durumun Rum Yönetimi’nin ırkçı, insanlık dışı ve köhnemiş zihniyetini gösterdiğini kaydetti. 
Tatar, Rum Yönetimi’nin KKTC’nin sesini kısma ve uluslararası ilişkilerini engellemeye çalıştığını belirterek “Kıbrıs Türk halkının iradesi ve egemenliğinin sonucu KKTC elbette uluslararası ilişkilerini de sürdürecek ve hiçbir güç de bunu engelleyemeyecek. Rum Yönetimi’ne tavsiyemiz, ırkçılık ve düşmanlık içeren davranışlara son vermesi, insan haklarına saygılı olması, anlaşma çağrılarımıza olumlu yanıt vermesidir” dedi.

“Lütfen herkes bulduğu aşıyı olsun”
Coronavirüs salgınıyla ilgili gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kendisinin başbakan olduğu zaman başlayan salgın sürecinin 1.5 yıldır devam ettiğini ve devletin bu süreci iyi yönettiğini söyledi.
Bugün bakıldığında, dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından ilk günlerde önerilen OHAL ilanının hayata geçirilmemesinin isabetli olduğunun görüldüğünü aktaran Tatar, bugün gelinen noktada herkesin aşı olması gerektiğine işaret etti.
“Bu aşı bizi kurtaracak” diyen Tatar, “Belki yasal olarak zorunlu hale getiremezsiniz ama Dünya Sağlık Örgütü de vatandaşların mükellefiyeti olduğunu kaydediyor.  Aşılanma oranı yüzde 70’i bulduğunda bu iş yavaşlayacak.  Aşı olup, bu virüse yakalananlar daha hafif atlatıyor.  Aksi halde can kaybı bile yaşanabiliyor.  Benim çevremde aşılı olup, yakalananların birçoğu, neredeyse semptomsuz atlattıklarını ifade ediyor” şeklinde konuştu.

“Hakimiyetçi zihniyeti kabul edilemez"
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nı ziyaret eden BM Barış Gücü Komutanı Tümgeneral İngrid Gjerde’ne yönelik saldırılarda bulunan Rum Yönetimi'nin hakimiyetçi zihniyetinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Tatar’ın yaptığı açıklama şöyle:
“Rum Yönetimi, KKTC’yi ziyaret eden Hollandalı Parlamenter Liane den Haan’a yönelik linç derecesine varan saldırılarına devam ederken, bu kez de Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nı ziyaret eden  BM Barış Gücü  Komutanı Tümgeneral Ingrid Gjerde’ni hedef aldı.
Tümgeneral Gjerde’nin GKK Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu ile görüşmesini ve bu görüşmede Türkiye ile KKTC bayraklarının bulunmasını hazmedemeyen Rum Yönetimi,  Tümgeneral Gjerde’ne yönelik çirkin saldırılar başlatırken, görevden alınması için de girişimlerde bulunuyor.  
Bu çirkin saldırılar Rum Yönetimi’nin ırkçı, köhnemiş, insanlık dışı zihniyetinin değişmediğini göstermektedir.
Rum Yönetimi, KKTC’nin sesini kısmaya ve uluslararası ilişkilerini yok etme girişimlerini sürdürürken, Kıbrıs Türk halkına yönelik insanlık dışı şekilde izolasyon ve ambargoların  uygulanmasına öncülük etmekte, insan haklarından bahseden AB ve diğerleri de  buna seyirci kalmaktadır. Rum Yönetimi’nin bu tutumu kabul edilemez olup, insan haklarına da aykırıdır.
Hala daha devam etmekte olan hakimiyetçi Rum zihniyetine göre kendileri Kıbrıs’ın tek hakimi,  Kıbrıs Türk halkı ise azınlıktır.  Yine bu zihniyete göre bir Rum devletine dönüşen Kıbrıs Cumhuriyeti Kıbrıs’ın tek hükümeti olup, KKTC ise yok sayılmaktadır.  Bunu da kabul etmemiz mümkün değildir.  Kıbrıs’ta iki ayrı devlet vardır ve Kıbrıs Türk halkının da devleti KKTC’dir.  Kıbrıs Türk halkının iradesi ile egemenliğinden kaynaklanan KKTC elbette ki uluslararası ilişkilerini sürdürecek, hiçbir güç bunu engelleyemeyecek ve bayraklarımız da gönderde dalgalanmaya devam edecektir.
Rum Yönetimi’ne tavsiyemiz,  ırkçılık ve düşmanlık içeren tutum ve davranışlarına son vermesi, insan haklarına saygılı olması, anlaşma çağrılarımıza olumlu yanıt vermesidir. Unutulmamalıdır ki, Kıbrıs Türk halkı bu adada en az Rumlar kadar her türlü haklara sahiptir ve haklarından asla vazgeçmeyecektir.”

Yeni Erenköy’de vatandaşla kahvaltı
Öte yandan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, davetli olarak katıldığı Yeni Erenköy’deki kahvaltılı toplantıda, bölge halkıyla bir araya geldi ve Kıbrıs konusuyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Toplantıya, UBP İskele Milletvekili Yasemin Öztürk ile Yeni Erenköy Belediye Başkanı Emrah Yeşilırmak da katıldı.

Güncelleme Tarihi: 23 Ağustos 2021, 10:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner464

banner473