banner556

Saatlerce konuştular

Zorlu Töre başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda milletvekilleri söz alarak, hükümet programına ilişkin görüşlerini ortaya koydu

Saatlerce konuştular

Cumhuriyet Meclisi’nde UBP-DP-YDP Hükümet programı görüşüldü. Cumhuriyet Meclisi Genel Kurul toplantısı, Cumhuriyet Meclisi Geçici Başkanı Zorlu Töre başkanlığında saat 10.40’ta başladı.
UBP Genel Başkanı Başbakan Faiz Sucuoğlu, UBP-DP-YDP koalisyon hükümetinin kabinesini 21 Şubat Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a sunmuş; 25 Şubat Cuma günü de yeni hükümetin programını Cumhuriyet Meclisi’nde okumuştu.
Meclis iç tüzüğüne göre hükümet programıyla ilgili görüşmelerde söz isteyen milletvekillerine Meclis Başkanı tarafından bir saat söz verildi. İkinci kez söz almak isteyenlere ise 30 dakikayı aşmamak üzere söz hakkı tanındı.

Özersay: Ek bütçe yapılacak mı?
Cumhuriyet Meclisi’nde “hükümet programı üzerinde görüşmeler”de ilk sözü alan Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, hükümet programını konusunda bazı tespitlerde bulunarak, hükümetin ne söylediğinden çok ne yapacağının önemli olduğuna işaret ederek, “Biz esasen ne yapacağınıza bakıyoruz, neyi yapamayacağınıza da bakacağız. Hayırlısı olsun” dedi. 
Kağıda yazmanın çok da önemli olmadığını ifade eden Özersay, hükümetin bu yazılanlardan ne kadarını yapacağının daha önemli olduğuna işaret ederek, 30 sayfaya yakın bir hükümet programı yerine, hükümet ortaklarının birbiriyle örtüşen görüşlerinin veya yapılması ilk hedeflenen maddelerin yazılmış olduğu az maddelik ama daha inandırıcı bir hükümet programı görmeyi tercih ettiklerini söyledi. 
İçinde onlarca vaat içeren programdan hangilerinin öncelikli olarak hayata geçirileceğinin paylaşılmasını isteyen Özersay, hükümetin en önemli icraatının, döviz krizi yaşanmadan onaylanan bütçeye ek bütçe yapılması olması gerektiğini dile getirdi. 
Özersay, hükümetin bir ek bütçe yapıp yapmayacağını öğrenmek istediğini dile getirerek, hükümet programında bunu göremediklerini kaydetti. 
Bütçenin erimiş durumda olduğunu ifade eden Özersay, beklentilerinin ek bütçe yapılacaksa bunun Meclis’e taşınması olduğunu kaydetti 
Hükümet programında yıllardır pek çok hükümet tarafından vaat edilen onlarca şey olduğunu ifade eden Özersay, 5 yıllığına kurulduğu söylenen hükümet programında herhangi bir takvimlendirme yapılmamasını ise eleştirdi. 
Gümrük bilgi sistemi projesi ve yeni cezaevinin tarihi haricinde bir takvimlendirme görülemediğini ifade eden Özersay, “2022’nin sonuna atıfta bulunuluyorsa, umarım bu hükümetin ömrüne delalet etmiyordur” dedi. 
5 yıllık ekonomik kalınma planının ne kadar zamanda tamamlanacağını öğrenmek istediklerini vurgulayan Özersay, öte yandan Bakanlar Kurulu’nun ilk toplantısında borçlanma kararının yanı sıra, bakanlıkların hangi kurum ve kuruluşları alacığının belirlendiğini, ancak bir kısmının bu listede bulunamadığını aktardı. 

“Şeffaf yapılmayan her istihdamın…” 
Hükümet programında ihtiyaca yönelik personel istihdamına ilişkin atıflarda bulunulduğuna dikkat çeken Özersay, “Eğer istihdamlar Kamu Hizmeti Komisyonu üzerinden yapılmazsa, geçici işçi veya ona benzer istihdam yapılırsa, karşınızda bizi bulacaksınız. Şeffaf yapılmayan her istihdamın karşısında olacağız” dedi.  
Hükümet programında kamu yönetimi konusundaki siyasi etkiyi azaltmak ve çağdaş kamu görevlileri yasasının yapılacağının yazıldığına dikkat çeken Özersay, müdürlerin siyasi olarak atanması meselesinin bir an önce çözülmesi gerektiğini söyledi. 

“Belediyeler reformu ele alınmalı”
Bazı belediye başkanlarının, “belediyelerimizi kapattırmayız” diye açıklama yaptıklarını, bunun tehlikeli bir süreç olduğunu dile getiren Özersay, belediyeler reformunun sadece belediye sayısının azaltılmasıyla ilgili olmadığını, bunların sağlıklı bir tartışma ortamında ele alınması gerektiğini kaydetti. 
Bu konunda Meclis’te acilen bir Ad-Hoc komite oluşturulması gerektiğini ve konu hakkında çalışılabilmesi gerektiğini dile getiren Özersay, “Toplumsal bir konsensüsle siyasi istismarın önüne geçilsin” dedi. 
Hükümet programında Dışişleri Bakanlığı ile ilgili bir takım ifadeler bulunduğuna işaret eden Özersay, KKTC’de yaşayan Ukrayna vatandaşı bireylerin yaşadıkları bazı sıkıntılara değindi. 


Barçın: Koltuk verimliliğin önüne geçti
Hükümet programına ilişkin görüşlerini dile getiren CTP Milletvekili Devrim Barçın, programın yani ortaya konulan politik önermelerin hangi süreler içerisinde yapılacağına yönelik bir takvimlemenin programda yer almamasını eleştirdi. 
Bunun siyasete olan güvenin azalmasına neden olduğunu savunan Barçın, programın gerçekleşmesi noktasında denetimini imkansız hale getirdiğini söyledi. 
Bakanlıklara bağlı dairelerle ilgili hükümetin uygulamalarını eleştiren Barçın, “Koltuk, kamu verimliliğinin önüne geçmiştir.” dedi. 
Şehir Planlama Dairesi’nin Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na, Serbest Liman ve Bölge İdaresi de Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na bağlanmasını eleştiren Barçın, bu kararların nedenini sordu. 
Barçın, “KIB-TEK, Maliye Bakanlığı’na bağlanmış ama Yenilenebilir Enerji Kurulu, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı altında kaldığı için Ekonomi ve Enerji Bakanlığı ismi kullanılmıştır” dedi.
Kooperatif Şirketler Yasası’nın güncellenmesi, Kalkınma Bankası’nın denetimi KKTC Merkez Bankasınca yapılmasının sağlanması gerektiğini söyleyen Barçın, UBP’nin 2022 Seçim manifestosunda "Eşel Mobil uygulaması sürdürülecek" diye halka taahhütte bulunduğunu ancak edindikleri bilgilere göre hükümetin, HP ödeneğini durdurma yönünde ek bütçe çalışmalarına başladığını savundu. 


Uluçay: Doğru bir başlangıç yapılmadı
Hükümet programı üzerine söz alan CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay, hükümet programında KKTC’nin ekonomik olarak önünün açılması beklentisini ortaya koyamadığını dile getirdi.
Hükümet programıyla doğru bir başlangıç yapılamadığını, ortaya konan hedeflere bakıldığında bir takvimlendirme çalışması yapılmadığını ifade eden Uluçay, hükümetin yakın ve uzun vadede ortaya koyacağı performansta sıkıntı yaşayacağına inanç belirtti. 
Pandemiyle birlikte ülkede yaşanan ekonomik sıkıntıların giderilmesine dönük bir program ortaya konmadığını da dile getiren Uluçay, hükümetin 3 partili olması, 29 milletvekiliyle oluşturulması nedeniyle ve Başbakan Faiz Sucuoğlu’nun ilk günden yaptığı açıklamalarıyla yeni hükümetin istikrarsızlık çağrışımı yaptığı görüşünü dile getirdi.  
Yıllardır bahsedilen kamu reformu konusuna da değinen Uluçay, kamu yönetiminde verimliliğin artırılması için Kamu Görevlileri Yasası konusunda geçmiş hükümetler döneminde birçok çalışma yapıldığını, ancak sonuçlandırılamadığını, çünkü Ersin Tatar’ın başbakanlığı döneminde yapılan çalışmalarda daire müdürlerinin atanması konusunda bir konsensüse varılamadığını söyledi.

Daire müdürlerinin 3’lü kararnameyle atanmaması konusunda uzlaşılamadığını, daire müdürlerinin atanmasının 3’lü kararname dışında bırakılması gerektiğine işaret eden Uluçay, “yeniden yapılandırılacaktır” denilen Telekomünikasyon Dairesi konusuna da değindi.

Baybars: Hiçbir vizyon yok
HP Milletvekili Ayşegül Baybars da konuşmasında, hükümet programının geçmiş yılların yapısal sorunları yaratanların ellerinden çıktığını savunarak, geçmiş yılların yapısal sıkıntılarını yaratanların bugün yine hükümette olduğunu söyledi. 
28 sayfalık hükümet programında hiçbir vizyon olmadığı görüşünü dile getiren Baybars, her hükümet döneminde vaat edilip yapılamayan, takvimlendirilmemiş ucu açık işler bulunduğunu kaydetti. 
Ülkenin ve vatandaşların içinde bulunduğu sıkıntılara işaret eden Baybars, hükümet programında bu sorunların hiç birinin çözümlerinin bulunmadığını ileri sürerek, dolayısıyla bunları Başbakan Sucuoğlu’nun kürsüden çıkıp cevaplaması gerektiğini vurguladı. 
Trafik sorunları, tarım denetimleri, gıda denetimleri gibi sorunların ne olacağı konusunda hükümet programında herhangi bir şey olmamasını eleştiren Baybars, bu hükümetin farkının ne olacağını, ayni kişilerin bakan olmasıyla nelerin değişeceğini öğrenmek istediklerini söyledi. 
Hükümet programında, sürdürülebilir çevre politikaları ve iklim değişikliği konusunda yapılacak çalışmalar konusunda herhangi bir şey bulunmadığını belirterek bunu eleştiren Baybars, bu mevcut yapıda, düzensizlik ve çevre kirliliğinde turizm politikalarının sürdürülebilir olmasının mümkün olmadığını ileri sürdü.
Nüfus politikası oluşturulmamasını, plansız öngörüsüz bir yaşam olmasını, sürekli demografik yapının değişmesini eleştiren Baybars, insanların bu şekilde yaşamak istemediklerini vurguladı. 
Belediyelerin reformla sayısının azaltılması için yapılacakların ne olduğu konusunda net bir bilgi olmadığını ifade eden Baybars, seçime 4 ay kala nelerin yapılacağının bilinmediğini belirterek, bunu eleştirdi. 

“Hükümete olumlu oy vermeyeceğiz”
Bu dönemde hangi dairelerin hangi bakanlıklara verileceğinin yasayla belirlenmesi çalışmasının yapılması önerisinde bulunan Baybars, bu hükümete olumlu oy vermeyi düşünmediklerini, hükümeti oluşturan partilerin geçmiş işlerine bakıldığında hükümet programında var olan işleri yapabileceklerine inanmadıklarını sözlerine ekledi. 

Erhürman: Hükümet programı ilginç…
Hükümet Programı’na ilişkin görüşlerini aktarmak için söz alan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, “Hükümet programında temel ihtiyaçlar noktasında hiçbir şey olmadığını” söyleyerek, hükümet programında olmayanların ana muhalefet programında olduğunu kaydetti.
Erhürman, “CTP Terminolojisi”nin programda yer aldığını ancak zihniyetin “biz böyle iyiyiz” zihniyeti olduğunu söyleyerek, “Kendi ayakları üzerinde duran ekonomi” ve “emek en yüce değerdir” gibi CTP’nin yıllardır kullandığı ifadeleri barındırmasından dolayı Hükümet Programı’nı ilginç bulduğunu ifade etti. Erhürman, “Terminoloji başka zihniyet başka… CTP Terminolojisi programda yer almış ama zihniyeti yer almış mı, o ayrı konu” dedi.
CTP’nin “Emek en yüce değerdir” sloganını 1970’lerden beridir kullandığını kaydeden Erhürman, “Emek en yüce değerdir diyeceksiniz, ama ben hükümet programında asgari ücreti her koşulda verginin dışında tutacağız diye bir şey görmedim” dedi.
Hükümet programında Ekonomik Kalkınma Programı’ndan bahsedildiğine dikkati çeken Erhürman, bu konunun Anayasa’da Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Kalkınma Programı olarak yer aldığını ve hayat bulması için Meclis’ten geçmesi gerektiğini anlattı. Hükümet programında söz konusu kalkınma programının Meclis’ten geçeceğine dair bir ifade olmadığını belirten Erhürman, Hükümeti bunu “Meclis’ten geçirmeden hayata geçirmeye kalkmaması” konusunda uyardı.
İnsanların ekonomik ve sosyal haklarının yanı sıra düşünce özgürlüğünde de daralmalar yaşanmaya başladığını savunan Erhürman, ana muhalefet olarak bu konuda çalışmalar yaparak gündeme getireceklerini anlattı.

Soylalı: Vizyon ve amaç ortaya konulmadı
CTP Milletvekili Ürün Solyalı, hükümet programının “hiçbir öngörüye sahip olmadığını, vizyon ve amaç ortaya konmadığını” söyledi.
Demokratikleşmenin de önemli kriterlerden biri olduğunu, hukuksal anlamda tek bir cümlenin bile yer almadığı programda, “düşüncenin itibarsızlaştırılmaya devam edeceğinin” görüldüğünü söyledi.
Sokağın ihtiyaçlarını dikkate almayan bu metnin ekonomik sıkıntılara çözüm veya çare de öngörmediğini ifade eden Solyalı, “dar gelirlinin yükünü de görmezden gelerek” bir program oluşturulduğunu kaydetti.
Solyalı, yerel yönetimler reformu adı altında demokratik olmayan adımlar planlandığını ve üsten dayatmacı, neyi içerdiğini bilmedikleri bu uygulamayı doğru bulmadıklarını kaydetti.

Derya: Yıllardır x-ray cihazı yok
CTP Milletvekili Doğuş Derya, Mağusa limanında yıllardır x-ray cihazı olmadığını, böyle bir ülkede yat turizminden bahsetmenin “saçma” olduğunu savundu.
Hala hasta hakları yasası olmadığını ve hükümet programında da yer almadığını dile getiren Derya, evlat edinenlerin de doğuranlarla aynı haklara sahip olması için çalışacaklarını söyledi.

Kürşat: Tarımsal üretimde planlama şart
Hükümet Programı’na ilişkin söz alan CTP Milletvekili Fide Kürşat, konuşmasında tarımsal üretimle ilgili başlıklara ağırlık verdi. Hükümet programında tarım uygulamaları ile ilgili destekler verileceğinden söz edilmediğini belirten Kürşat, tarımsal üretimde planlama yapılmasının şart olduğunu ifade etti. “Kırsal kalkınmanın sağlanması için teknik ve finansal destekler verilmelidir” diyen Kürşat, Hükümet programında narenciyede modern sulama sistemlerine geçilmesiyle ilgili bir şey bulunmamasını da eleştirdi.
“Hellim tescili ile birlikte küçükbaş hayvan sütü miktarının artırılması ve AB standartlarına uygun üretim yapılması önem kazanmıştır” diyen Kürşat, Hükümet programına kooperatifçilik konusunda da eleştiri yöneltti. Kürşat, “Programda kooperatifçiliğin geliştirileceği yazmaktadır ama reel olarak kooperatifçilikten uzaklaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.
Programda kadın ve genç girişimcilerin destekleneceğinin yazıldığını belirten Kürşat, yıllardır bu konunun programlarda yer bulduğunu ancak hayat bulmadığını savundu. Kürşat, devlet okullarının öğleye kadar eğitim vermesinin kadınların çalışma hayatına katılımını olumsuz etkilediğini de vurgulayarak, tam gün eğitime geçilmesi gerektiğini ifade etti.
 

banner560
YORUM EKLE
YORUMLAR
Kibrisli
Kibrisli - 3 ay Önce

Zaten en iyi yaptiklari şey sadece konuşmak iştir kişinin aynası lafa bakılmaz

SIRADAKİ HABER

banner464

banner465