banner564
banner556

Kayıpları buluyor acıları dindiriyor

İki toplumlu Kayıp Şahıslar Komitesi, 120’ye yakın çalışan ve 8 kazı ekibiyle çalışmalarını sürdürüyor

Kayıpları buluyor acıları dindiriyor

İki toplumlu Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK), acıları dindirmek için kayıpların izini sürüyor. 
Komite 1963-64 yılları ve 1974’te kayıp edilen insanların ailelerine, sevdiklerinin akıbeti hakkında bilgi vermek, kayıp edilen bu kişilerin düzgün şekilde defnedilmesini sağlamak için hassasiyet, özveri ve dikkatle elinden geleni yapıyor. 120’ye yakın çalışan ve 8 kazı ekibi adanın 8 farklı yerinde kazı gerçekleştiriyor.
TAK muhabirine konuşan KŞK Kıbrıslı Türk üye ve ekibi, yıllardır devam eden çalışmalarının arka planını ve detayları paylaştı.

Kazılar sürüyor
Kıbrıslı Türk üye Hakkı Müftüzade şu bilgileri paylaştı:
“Kayıp Şahıslar Komitesi, 2005 yılından günümüze toplamda bin 494 kazı gerçekleştirdi. 2002 kişilik kayıp listesinden bin 188 kişiye ulaşıldı, bunların bin 27’si kimliklendirildi. Sonuçta kayıplar sadece Kıbrıs’a özgü bir konu değil, dünyada savaşın ve çatışmanın olduğu her noktada kayıp edilen insanlar ve bu insanları bulmak için yürütülen çalışmalar var. KŞK’nın kayıplara ulaşma başarısı dünyadaki benzerlerine göre çok yüksek. Bu başarı benzer çalışmalar yapan başka ülkelerin de dikkatini çekiyor. Örneğin, 4 bin civarındaki kaybının sadece yüzde 2’sini kimliklendirilebilmiş olan Azerbaycan, deneyiminden yararlanmak için bir süre önce KŞK’ya başvurdu. 
Kayıp Şahıslar Komitesi şu anda 6’sı Kuzey’de 1’i Güney’de olmak üzere 7 kazı sürdürüyor. Güneyde Larnaka yakınlarında bulunan Trulli köyünde; Kuzeyde ise Gaziköy, Yeniceköy, Türkmenköy, Esentepe ve Zeytinlik’te, yaz sıcağına rağmen sistematik bir şekilde kazı çalışmaları devam ediyor.”
Komitenin görev talimatında çalışmaların tamamen politikadan arındırılmış şekilde yapılması gerektiğini vurgulayan Müftüzade: “Hiçbir şekilde birbirimizi suçlamayız, demeçlerimize dikkat ederiz, Kıbrıs tarihini tartışmayız… Görevimiz Kıbrıs sorununu çözmek değil, kalıntılara ulaşarak ailelere teslim etmek ki iki toplum arasındaki güven artsın…”dedi. 

Karşılı: Benim için en değerli kısmı…
Kıbrıslı Türk Üye Hakkı Müftüzade’nin, oldukça deneyimli iki de yardımcısından biri olan arkeolog Demet Karşılı, şunları ifade etti:
“İlk kurulan ekip 6 Kıbrıslı Türk 6 Kıbrıslı Rum’dan oluşuyordu. Hiçbirimizin adli bilim geçmişi yoktu ama hedefimiz aynıydı ve içimizde büyük bir heves vardı. Yurt dışından bu konuda bilgi ve deneyime sahip kuruluşlardan bilirkişiler, üniversitelerden akademisyenler getirttik… İlk iki sene hem kazılara gittik hem de dünyada bu işi yapan insanlardan sertifikalı eğitimler aldık… Tabi 16 sene sonra anladık ki, her ülke her toprağın kendine ait sorunları ve çözümleri varmış… Adli bilimlerde tecrübe çok önemlidir. Öyle ki şu an Gürcistan kazılarına arkeolog yollayacak, başka ülkelerdeki ekiplere destek verecek noktaya geldik.
Zor bir iş ama tüm süreçlerden sonra bir aileye yakınını teslim edebilmenin verdiği mutluluk hepsine değer. Üstelik bu iş sadece yaşayan kişiye sevdiğini teslim etmekten de ibaret değil… Bulduğunuz kişi sizinle konuşamasa da o da bir bireydir ve ailesine kavuşmak ister…”

Oktay: Duygularını katarsan olay bambaşka bir hal alır
Demet Karşılı’yla birlikte Müftüzade’nin iki asistanından biri olan Antropolog Okan Oktay da şunları ifade etti:
“Benim gün içinde yaptığım işlerden, ailemin, çocuklarımın haberi yoktur… Gidip de evde duygusal durumumu anlatıp onların psikolojisini bozmak istemem… Çünkü kayıp yakınlarıyla çalışıyoruz ve ben her biriyle empati yapabiliyorum. Benimle aynı yıl doğan ve 1974’e kadar yaşayabilen insanları bulduk. Bununla empati yapmazsan insan olamazsın zaten. Öte yandan buna profesyonel yaklaşmazsam kendime de zarar veririm…”
Çalışmaların ilk gününden beri ekibin parçası olan Oktay, bilgi ve deneyimleri yeni ekip arkadaşlarına aktarmanın öneminin farkında ve bu konuda da elinden geleni yapıyor. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner456

banner455