Oyalama taktiği

Erken seçim hükümetinin programı, muhalefet milletvekillerinin uzun konuşmaları nedeniyle gece geç saatlere kadar sürdü

Oyalama taktiği
banner432

Cumhuriyet Meclisi, Ulusal Birlik Partisi (UBP), Demokrat Parti (DP), Yeniden Doğuş Partisi (YDP) koalisyonunun hükümet programının görüşülmesi gündemiyle dün saat 11.30’da Teberrüken Uluçay başkanlığında toplandı.  
Hükümet programı üzerine ilk sözü, ana muhalefet CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman aldı.
8 Aralık’ta koalisyon protokolü imzalanan ve 9 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından onaylanan üçlü koalisyonun hükümet programındaki öncelikleri arasında “Covid-19 sürecinde ülke ekonomisini düzenleyip ileriye taşımak, Seçim ve Halk Oylaması Yasası’nda düzenlemeler yapmak ve vatandaşlık konusunda çalışmalar” yer alıyor.
Meclis İç Tüzüğü’ne göre, programla ilgili söz alan milletvekillerine birer saat süre verildi. İkinci kez konuşmak isteyen milletvekillerinin süresi ise yarım saat oldu.
Muhalefet milletvekillerinin uzun konuşmaları neticesinde  UBP-DP-YDP koalisyonun hükümet programı gece geç saatlere kadar sürdü. Gazetemiz baskıya verildiği saatlerde Meclis’teki konuşmalar devam ediyordu.

Süreç nasıl işleyecek?
Güven oylaması ise görüşmelerin bitmesinden bir tam gün sonra ve açık oyla yapılacak. Oylamada, hükümetin güvenoyu alabilmesi için, toplantıya katılanlardan güvenoyu verenlerin sayısının ret oyu verenlerden fazla olması gerekiyor. Anayasa’ya göre güvenoyu alan Bakanlar Kurulu’na karşı, güven oylamasından sonra üç ay geçmedikçe güvensizlik önergesi verilemiyor. Hükümetin güvenoyu alamaması halinde Başbakan’ın istifasını Cumhurbaşkanı’na sunması gerekiyor.


Erhürman: Umarım herkes silkinir ve kendine gelir
Meclis Genel Kurulu’nda ilk sözü ana muhalefet partisi CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman aldı.
Konuşmasına usulden bahsederek başlayan Erhürman, son üç Meclis toplantısının geç açıldığına işaret etti. “Umarım herkes silkinir ve kendine gelir” diyen Erhürman, Bakanlar Kurulu listesinin okunacağı gün hükümete mensup vekillerinin 2 buçuk saat Meclis’e geç gelmesinin büyük olasılıkla bir ilk olduğunu dile getirdi.
Seçimlerin normal bir şekilde tamamlanmadığını söyleyen Erhürman, seçimden önceki son bir haftanın Ankara’da açılışlarla geçtiğini kaydetti. Maraş açılımı ve futbol kulüplerine malzeme yardımı yanında 2 bin TL yardımların da son bir haftada yaşandığını ifade eden Erhürman, sahada yaşananlarla ilgili söylentileri bir kenara bırakacak olsa bile ortada bir müdahale olduğunun görülebileceğini belirtti.

“Hukuk camiası şaşkınlıkla izledi”
Cumhurbaşkanı Tatar’ın, Başbakanlığa vekalet bırakmadan gittiğini belirten Erhürman, daha sonra Sözleşmeler Hukuku üzerinden aslında istense de vekalet bırakılamayacağı gibi bir açıklama yapıldığını ve bunu tüm hukuk camiasının şaşkınlık içinde izlediğini söyledi.
Hükümet programında somut bir şey göremediğini ifade eden Erhürman, ortaya konan hedeflerle ilgili neler yapılacağını sordu.
Örneğin vatandaşlık konusunda “halkımızın hassasiyetleriyle ülkemizde çalışma izni ile çalışanların beklentileri gözetilerek vatandaşlık konusuna bir düzen ve disiplin getirilecek” gibi ifadeler olduğunu dile getiren Erhürman, hangi düzensizlik ve disiplinsizlikten bahsedildiğini ve ne gibi adımlar atılmasının öngörüldüğünü sordu.

BM zemininden vaz mı geçtik diyeceksiniz?
Hükümet programında “Federasyon zemini ortadan kalkmıştır” ifadeleri olduğunu kaydeden Erhürman, “Yeşil Hat Tüzüğü, Mali Yardım Tüzüğü vs. görüşmelerinde yapacağınız taleplerde, BM zemininden vazgeçtik mi diyeceksiniz?” diye sordu.
Erhürman bu yapılanlarla çözüm istemeyen Anastasiadis’e altın tepside çözüm isteyen taraf statüsü tanındığını anlattı.

13’üncü maaşlarda sıkıntı var mı?
13. maaşlar konusunda farklı açıklamalar olduğunu dile getiren Erhürman, “13. maaşların ödenmesi konusunda sıkıntı var mıdır, yok mudur?” diye sordu.
Herkes 13. maaş konuşurken özel sektörde ciddi bir kriz yaşandığını ifade eden Erhürman, 1500 TL’ler konusunda da açıklama beklediklerini kaydetti, özel sektörün unutulmamasını istedi.


Özersay: Halk iradesine saygısızlık yapıldı
Halkın Partisi Milletvekili Kudret Özersay, UBP-DP-YDP Koalisyon Hükümeti’nin, “Kıbrıs Türk demokrasisine zarar veren, siyaset etiğine aykırı ve halk iradesine saygısızlık yapılarak, ayartılmış şekilde 3 vekilin istifa ettirilmesi üzerine inşa edilmeye çalışılan bir hükümet olduğunu” söyledi.

Özersay, hükümet programının görüşüldüğü Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, dünyanın hem ekonomik, hem de sağlık açısından zor dönem geçtiği bir zamanda sırf muhalefet etmiş olmak için muhalefet etmeyeceklerini belirtti.
Toplumun yararı neyse, onu esas alarak siyaset yapacaklarını, görüşlerini o çerçevede ortaya koyacaklarını kaydeden Özersay, ülkede çok sayıda kişinin işsiz kaldığı dönemde sırf muhalefet etmek için muhalefet etmeyeceklerini söyledi.
Hükümetin kurulma şeklini de eleştiren Özersay, “Bu azınlık hükümeti, Kıbrıs Türk demokrasisine zarar veren, siyaset etiğine aykırı ve halk iradesine saygısızlık yapılarak, ayartılmış şekilde 3 vekili istifa ettirilmesi üzerine inşa edilmeye çalışılan bir hükümettir” yorumunda bulundu.

İkinci kara leke
Özersay, “Azınlık hükümetindeki bu yaklaşım, siyaset etiği açısından siyasi tarihimize ÖRP’den sonra ikinci bir kara leke olarak geçmiştir” dedi.
Kudret Özersay, hükümetin bir azınlık hükümeti, aynı zamanda da seçim hükümeti olduğuna işaret ederek, komitelerde, özellikle bütçe konusunda yapılacak çalışmalarda bunun dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Her bakanlık kafasına göre adım atmamalı
Özersay, dış politikada federal çözüm dışındaki modelin ne olduğunun tanımlanması ve altının doldurulması gerektiğini belirtti.
Kapalı Maraş konusunda her bakanlığın kendi kafasına göre adım atmasının doğru olmadığını dile getiren Özersay, konunun uluslararası boyutu olmasından dolayı Dışişleri Bakanlığı’nın bünyesi dışında hareket edilmemesi gerektiğini, aksi halde sürecin ters işleyebileceğini kaydetti. Özersay, Kapalı Maraş’ın Kıbrıs Türk yönetimi altında açılabilmesi için Dışişleri Bakanlığı altında halihazırda bir çalışma grubu ve bir komite oluşturulduğunu anımsattı.

Özyiğit: En gerçekçi çözüm modeli federasyon
TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, hükümetin nasıl kurulduğuna ve müdahalelere bakmak gerekeceğini söyledi.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahale edildiğini dile getiren Özyiğit, bunun arkasından UBP Kurultayı’nda yapılan müdahaleye değindi.
“Müdahaleleri davet etmeye veya susmaya devam edersek, bu olaylar yaşanmaya devam edecek” diyen Özyiğit, belirli amaçlar uğruna ülkenin uzun bir süre hükümetsiz kaldığını belirtti.
Kıbrıs konusunda kendilerine göre en gerçekçi çözüm modelinin federasyon olduğunu söyleyen Özyiğit, yıllarca süren görüşmelerin sonunda önemli kazanımlar elde edildiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından beşli toplantının çağrılması beklentileri olduğunu anımsatan Özyiğit, seçim dönemi dile getirilen söylemlerde vurgulanan Kıbrıs’ta iki ayrı devleti tanıyacak devlet bulunmadığını belirtti.

“Yeni vatandaşlıklara karşıyız”
Nüfusa göre planlama yapılmadığını ve adaletli vergi sisteminin yaratılmadığını kaydeden Özyiğit, yıllardır vatandaşlık konusunda da gerekli adımların atılmasından sürekli kaçıldığını söyledi.
Yeni vatandaşlık verilmesine karşı olduklarını söyleyen Özyiğit, bu dönemde bir nüfus sayımının da yapılaması gerektiğini kaydetti.
Azınlık hükümetine oylarının ret olduğunu belirten Özyiğit, halkın yararına adımlar atılması halinde destek olacaklarını söyledi.

Özdenefe: Seçim Yasası değişmeli
Genel Kurul’da söz alan Fazilet Özdenefe, hükümetin kurulma sürecinin programda yer almasını eleştirerek, bakanlıkların altının da hiç seçim olmayacakmış gibi ya da zaten bir şey yapılmayacakmış gibi doldurulduğunu ileri sürdü.
Özdenefe, seçim ve halk oylaması yasasında yapılacak değişikliğin programda daha açık ve detaylı şekilde yer alması gerektiğini söyleyerek yapılması gerekenlere örnekler verdi.

Bu konunun önceden de birçok kez tartışıldığını hatırlatan Özdenefe, hükümet kurulma aşamasında yaşananların bu yasanın arzulanan hale değiştirileceğine inancını zedelediğini belirtti.
Özdenefe, yasada değişikliğe gidilemese de neler yapılabileceğini sıralayarak bu konu için bütçe de ayrılmadığını söyleyerek bunu eleştirdi.

Angolemli: Verdiğiniz para çalışana ulaştı mı
TDP Gazimağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli, pandemi dönemini atlatmak için herkese eşit ve adil davranmanın önemine işaret ederek, askerlerin rütbesine göre izne çıkabiliyor olmasını eleştirerek, “1500 TL dağıtıyoruz” diyenler olduğunu belirtti ve onlara seslenerek “Bu parayı işverene verdiniz de çalışana ulaştı mı diye merak ettiniz mi hiç?” diye sordu.
Vergi kaçağı, kayıt dışı ekonomi konusunda programda yer alanların, yıllardır gündeme getirilen ancak çözüm bulunamayan konular olduğunu belirten Angolemli, dünyanın gelişmiş ülkelerinde bu sorunların tüm çalışanların sendikalı olmasını zorunlu kılarak çözüldüğünü vurguladı.
UBP kurultayının bile 2. turunun yapılamadığını belirten Angolemli, ”Bugünkü hükümet de bu olayların sonucunda kurulmuştur halk nazarında büyük sıkıntı içerisindedirler” dedi.
Ardından Başbakanlık’tan başlayarak, tüm bakanlıkların hükümet programında yer alan hedeflerini değerlendiren Angolemli, görüşlerini aktardı.     


Rogers: Hedefler gerçekçi değil
HP Milletvekili Jale Refik Rogers de, hükümet programını değerlendirmek için söz alarak, programa bakıldığında hükümetin önünde çok zaman varmış gibi göründüğünü, birçok hedef konduğunu ancak bunun gerçekçi olmadığını savundu.
Rogers, sağlık ile ilgili hedeflere bakıldığında bile bunun uygulanamayacak bir program olduğunun açıkça görülebileceğini ifade ederek, programa yönelik eleştirilerde bulundu, istihdamların ihtiyaç ve öneme göre yapılmasını istedi.

Şahali: Sağlıkta siyaset geri çekilmeli
CTP Gazimağusa Milletvekili Erkut Şahali de, Hükümet programının ilk maddesiyle hemfikir olduğunu, Covid-19 ile mücadelenin önemine işaret ederek, özellikle sağlık alanında siyasetin geri çekilip, sağlıkta gerçekten uzmanların görüşlerinin uygulanmasının gerekliliğine değindi.
Şahali, alınan kararların yükünün de sağlıkçıların omuzlarına yüklenmemesi gerektiğine işaret ederek, hastanede bugün ortaya çıkan olayın skandal olduğunu kaydetti ve hasta veya temaslı olan kişilerin kendini saklaması konusunda gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı.
TÜK’ün de çok zor durumda olduğunu, TÜK’Ün Kıbrıs Türk hayvancısı için çok önemli olduğunu vurgulayan Şahali, TÜK’Ün de bir an önce düzlüğe kavuşturulması gerektiğini kaydetti.
Şahali, hükümetin bu programla uyumlu bir bütçe sunmaları temennisinde bulundu.

Baybars: Hükümet özverili çalışmalı
HP Milletvekili Ayşegül Baybars da, 42. azınlık hükümetine başarılar dileyerek başladığı konuşmasında, bu hükümetin pandemiden dolayı yaşanan krizden dolayı çok ciddi ve özverili çalışmaya ihtiyacı olacağını kaydetti.  
Parlamenter sistemlerin çoğunda azınlık hükümetiyle yürütülebildiğini, ancak 42. azınlık hükümetinin kuruluşunun demokratik ilkelere ters düştüğünü, mecliste çoğunluğu olmayan partilerle kurulduğunu ifade eden Baybars, azınlık hükümetini eleştirdi. Baybars, bu hükümetin kurulmasıyla Kıbrıs Türk demokrasisi ve siyasetinin çok ciddi bir yara aldığını öne sürdü.
Baybars, Hükümet programında, toplumun temel sorunlarının belirtilmesine rağmen, özellikle ekonomik krizin nasıl aşılacağına dair somut bir reçete ve takvimlendirme bulunmadığını kaydetti.

Atakan: Toplama hükümet
HP Milletvekili Tolga Atakan da, yeni oluşan hükümeti “toplama” diye niteleyerek, hükümet konusunda söylenecek fazla söz bulunmadığını ifade ederek, geçirilmesi söylenen 38 yasanın nasıl yapılacağının tartışılır olduğunu kaydetti.

Halkın yararı için yapıcı ve olumlu tavrı sürdüreceklerini ifade eden Atakan, bu hükümetin yürütülemeyeceğine ve erken seçime yönelim içinde olunacağına inanç belirtti. 

Diyalog Gazetesi

banner478
YORUM EKLE
YORUMLAR
Turkish power
Turkish power - 1 ay Önce

He federasyona karşıyız dedik he yeniler vatandaş olacak dedik he marazi aciyoz dedik he palikaryaya mavi vatani yedirtmeyiz dedik vs vs eeee ne olacak adam mi yiyeceksiniz ağza biber mi sureceksiniz

SIRADAKİ HABER

banner464

banner459

banner455

banner460