Arı Kovanı Kreş ve Anaokulu’nda Karagöz ve Hacivat dersi

Minikler çok mutlu oldu

Arı Kovanı Kreş ve Anaokulu’nda Karagöz ve Hacivat dersi

   Arı Kovanı Kreş ve Anaokulu’nda Karagöz ve Hacivat oyununu izleyen minikler son derece mutlu oldu. Okul yönetimi tarafından yapılan açıklamada “Oyunu büyük bir heyecanla izledik, çok eğlendik, çok güldük, çok mutlu olduk” denildi.

    Adanın tek Karagöz Hacivat oynatıcısı İzel Seylani’nin çocuklar için ara vermeden bir ders saati Karagöz ve Hacivat’ı anlattığı belirtilirken şöyle denildi:
   “600 yıllık gölge oyunun piri Şeh küşter-i başından sarığını çıkarır ve tıpkı bir perde gibi gerer. Perdenin arkasına bir mum yakar ayağından deri çarıklarını çıkararak ellerine giyer ve perdenin arkasında Karagöz ve Hacivat konuşuyormuş gibi elindeki çarıkları hareket ettirir...  Sonra döner ve bunun bir felsefesi var padişahım der; - Beyaz perde dünyayı temsil eder. Arkadaki mum yani ışık ruhu temsil eder, çarıklar da insanı temsil eder. Eğer ışık varsa insan hayat bulur der ve muma üfleyerek söndürür, perde kararır… Eğer ışık yoksa perde kararır yanı yaşam yok olur… Padişah bu anlatımdan etkilenir. Ülkesinde gölge oyununa izin verir…
Evet "Gölge doğuşunu ışığa borçludur, ışığınız hep parlasın. Eğer bir ülkede küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa o ülkenin ışığı sönüyor demektir o zaman siz ışığı önünüze alarak yürüyün, gölgeler arkadan gelecektir… Ve çocuklar size nasihatim hiçbir zaman başkasının gölgesinde büyümeyin kendi gün ışığınızı kendiniz yaratın, kendiniz bulun, düşünün meşe ve selvi ağaçları da birbirlerinin gölgesinde büyür mü? Bazı insanlar gölgelerin bazıları ışığın peşine düşer, siz ışığın peşinden gidin!” 

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
YORUMLAR
Serdar Yıldırım
Serdar Yıldırım - 1 hafta Önce

KARAGÖZ İLE HACİVAT: PARAYI KİM BULDU
Karagöz iş bulur. Yedi gün çalışır ve ilk haftalığını alır. Akşamüstü evine dönerken haftalığını kaybeder. Geldiği yoldan geriye döner ve düşürdüğü paralarını aramaya başlar. Diğer yandan da söylenmektedir: " Paracıklarım, paracıklarım, gitti paracıklarım. Keşke paralarım cebimde dursaydı da ben kaybolsaydım. "
Aynı saatte evine dönmekte olan Hacivat Karagöz'le karşılaşır.
Hacivat: " Hayrola Karagözüm, yanımdan geçersin beni görmezsin. Paracıklarım dersin. Para mı kaybettin? "
Karagöz: " Hiç sorma Hacivat. Haftalık almıştım, onu kaybettim. "
Hacivat: " Bir gören, bir bulan yok mu? "
Karagöz: " Dört gören, beş bulan var. Canımı sıkma, canını yakarım. "
Hacivat: " Aman Karagözüm kızma. Para kaybedince ararsın bulamazsan, kadıya gidersin. "
Karagöz: " Hı. "
Hacivat: " Para kaybettin, aradın bulamadın, ne yaparsın? Kadıya gidersin. "
Karagöz: " Demek paramı kadı bulmuş. "
Hacivat: " Kadının para falan bulduğu yok. Parayı bulan kadıya bırakır. Kaybeden kadıya gider. Para kadıdaysa parasını alır. "
Karagöz: " Ya para kadıda yoksa. "
Hacivat: " O zaman avcunu yalar. "
Karagöz: " Yani şimdi avcumu yalarsam param bulunur mu? "
Hacivat: " Nereni yalarsan yala paran bulunmaz. "
Karagöz: " Ne yapmak gerekir? "
Hacivat: " Kadıya gitmek gerekir. Buyur Karagözüm, önden sen yürü. "
Karagöz: " Önden ben yürümem, yan yana gidelim. "
Hacivat ile Karagöz kadıya giderler. Yolda para bulan birisi parayı getirip kadıya teslim etmiştir. Fakat paranın sahibinin kim olduğunu bilmemektedir. Karagöz'ün haftalığını kaybettiğini öğrenen Hacivat onu kadıya yönlendirir. Çünkü Karagöz'ün kaybettiği parayı bulan Hacivat'tır.

Yazan: Serdar Yıldırım

SIRADAKİ HABER