10 bin kişi sıra bekliyor

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, son 2 yılda 6 bini aşkın kişiye vatandaşlık verildiğini söyledi

10 bin kişi sıra bekliyor

 Çiğdem AYDIN 

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, 2018’de 2 bin 314, 2019’da ise 3 bin 700 kişiye vatandaşlık verildiğini, 10 binden fazla kişinin ise sırada beklediğini söyledi. Diyalog’un sorularını yanıtlayan Baybars, vatandaşlık konusunda yoğun başvuru aldıklarını belirtirken, 2020’nin ilk 40 gününde 600 yeni başvuru yapıldığına dikkat çekti.
   Vatandaşlık başvurularının önüne geçebilmek için ‘Beyaz’ ve ‘Yeşil’ kimlik uygulaması üzerinde çalıştıklarını ve yasa tasarısının hazır olduğunu açıklayan Baybars, bu konuda UBP’nin kararını beklediklerini söyledi. Baybars, seçimler nedeniyle söz konusu yasanın Meclis’ten geçirileceğine dair bir beklentiden söz etmedi.
 
İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars sorularımızı şöyle yanıtladı:

Soru:  2018 yılında kaç kişiye vatandaşlık verildi? Sırada bekleyen kaç hak sahibi vardır?
Baybars: Dünya’da sanırım hiçbir ülkede bu kadar çok yurttaşlık konusu konuşulmuyordur. 2016 ve 2017 yıllarından hala bekleyen başvurular var.  2020 yılı Ocak ayından bugüne kadar 650 kişiye vatandaşlık verildi. Çünkü evlilikten, eş ve çocuktan vatandaşlık hakkı kazananların sayısı çok arttı. Sistemde çok fazla insan var. Burada doğmuş veya burada yaşayan kişilerden başvuru yapanların sayısı ise 4 bin civarındadır. Bunlar Bakanlar Kurulu’nda bekliyor. Bakanlar Kurulu kararıyla 2018 yılında 2 bin 314 kişiye vatandaşlık verildi. 2019 yılında da 3 bin 700 kişiye… Bu konuda hep eleştiriliyoruz ‘çok fazla vatandaşlık veriliyor’ diyen de var, çok az veriliyor diyen de. Bunun fazlası veya azı diye bir şey yok. Kimseye sayısal bir rakamla bakmıyoruz. Talep de çok fazla. 10 binlerin üzerinde talep var. Yasa başvuru hakkı verdiği için talep ediyor insanlar. 2020’nin ilk bir buçuk ayında dahi 600 kişi başvurdu. Her ay artarak devam ediyor. 

Soru: Vatandaşlık başvurularının önüne geçmek için Yeşil Kart uygulaması gündeme gelecekti! Ne oldu o yasa?
Baybars: Beyaz Kimlik ve Yeşil Kimlik diye ayırmıştık. Oy kullanma ve kamuya girme şeklinde ayrıma gitmiştik. Hazır ama Bakanlar Kurulu’nu bekliyor. Belli ki seçimler araya girecek. Bu da seçimden sonrasını bekleyecek. Bu kapsamda Ulusal Birlik Partisini bekliyoruz. 

Soru: Bu ülkede bir emirnameyi geçirmek dahi mümkün olmuyor. Umudunuz kırıldı mı? Çünkü bunun ardından belediyeler reformunu yapacaktınız? Ne diyorsunuz?
Baybars: İmar planı konusunda kırıldım mı diye sorarsanız evet kırıldım. Bunu saklamanın bir anlamı da yok. Gerek yerel yönetimler gerekse İmar planı gibi konularda mevcut durumu değiştirmek sancılı süreçlerdir. Bu gibi sancılı süreçlerde kararlı olmanız gerekiyor. Pek tabi ki çoğulculuk ve katılımcılık anlamında birçok kişi ve kesimin görüşünü almak önemli ama özellikle toplumun kanayan yaralarında bugün dışarıya çıkıp sorsanız herkes plansızlıktan şikâyetçi…
Bu sadece imar planı anlamında değil her konuda böyle. Bu durum belediyelerde de aynı. Şu anda ciddi sıkıntılar yaşayan belediyeler var. Bize belediyeler müdahale edin deniliyor. Belediye yapıları özerk yapılardır. Eğer bir belediye çalışanını ödeyemiyorsa şu anki yasalar İçişleri Bakanlığına sadece bilgi ve belge isteme hakkı veriyor. Onun dışında bir müdahale hakkı tanımıyor. Yine belediyelerin mali açıdan sıkıntılarına İçişleri Bakanlığının katkı sağlaması, oraları denetlemesi, bir hata bulması halinde bir yaptırım uygulaması söz konusu değil. Biz 51\ 95 sayılı yasayı bitirmek üzereyiz, kurumlara gönderdik. Onlardan da gelen görüşler ışığında Meclise sevk edeceğiz. Belediyeleri küçültmeye gitme, paylaşımlı hizmet modellerinin hayata geçirilmesi, birleştirme gibi modeller öngörüyoruz.
Bunları hayata geçirmek için 28 belediye ile de bir konsensüs varmak gerekiyor. Belediyelerin önünü açmak gerekiyor ama bütünlüğü birlikte sağlamak çok kolay değil. 

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER