banner564
banner622

Çalışma yapılıyor

Prof. Dr. Atalar, bir an önce bu deprem yönetmeliğinin değiştirilmesi gerektiğini belirtti

Çalışma yapılıyor
banner598

Afet İLBAN 
Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi Başkanı, Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı, Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Bölüm Başkanı, Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Atalar, KKTC’nin de 49 kayıp verdiği Türkiye’deki 6 Şubat depreminin birinci yılında, Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi’nin 30 Aralık 2021’de Cumhurbaşkanı tarafından kurulduğunu ve 31 Ocak 2022’de ilk toplantısını yaptığını dile getiren Atalar, bu süreç zarfında, Kıbrıs’ın depremselliğini, zemin özelliklerini, yapılarını ele aldıklarını belirtti. Özellikle Türkiye’de ve diğer ülkelerde yapılan çalışmaları da değerlendirdiklerini ifade eden Atalar, Türkiye’deki 6 Şubat depremi öncesinde çalışmalarını rapor halinde Cumhurbaşkanı’na ilettiklerini söyledi.
En az beş projenin yapılmasını kararlaştırdıklarını kaydeden Atalar, bunlardan bazılarını; “fay hatlarının belirlenmesi, mevcut binaların depreme dayanıklılığının gözden geçirilmesi ve mikrobölgeleme yapılması” olarak sıraladı.

Deprem yönetmeliğimiz bir an önce değişmeli
Ülkede zaman içerisinde deprem yönetmeliklerinin değiştiğini ifade eden Atalar, şu anda 2007 yönetmeliği uygulansa da bir an önce bu yönetmeliğin değiştirilmesi gerektiğini kaydederek, bunun üzerinde çalıştıklarını söyledi. Atalar, Türkiye’de 2018 yılında ilan edilen Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ve Avrupa Birliği’nde uygulanan Eurocode-8 yönetmeliğini dikkate alarak, KKTC’deki deprem yönetmeliğinin güncellenmesi gerektiğini belirtti.

Deprem sınır tanımaz

Ülkelerin deprem bölgeleri olduğuna değinen Atalar, Kıbrıs’ta, KKTC’nin ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin deprem bölgelerinin farklı olduğuna işaret ederek, “Aynı olması lazım. Deprem sınır tanımaz” dedi. Atalar, deprem bölgelerinin zemine, deprem dalgasına ve oluşan depremlerin odak noktalarının uzaklığına göre saptanması gerektiğini belirtti.  

Mühim olan şiddettir, yıkıcılıktır

1953 yılında 8 saniye arayla meydana gelen 6 büyüklüğündeki çifte Baf depreminde 40 kişinin hayatını kaybettiğini, 100 kişinin yaralandığını, 158 köyde binaların yıkıldığını, 11 köyün haritadan silindiğini hatırlatan Atalar, “Büyüklük mühim değildir, mühim olan şiddettir, yıkıcılıktır. Çünkü deprem ne kadar büyükse öldürmez. Binalar öldürür, yapılar öldürür. Depreme dayanıklı yapılar yapmalıyız” diye konuştu.

Plan muhteşem ama uygulama yok

Ülkede binaların, inşaat planına göre yapılması gerektiğini vurgulayan Atalar, “En büyük eksikliklerimizden biri de budur. Plan yapılır, muhteşem bir plan ama uygulama yok” şeklinde konuştu.

Su binanın en büyük düşmanıdır

“Sütundan boru geçirme uygulamasının büyük bir ihtimalle çoğu binada olduğunu” ifade eden Atalar, bunun büyük bir problem olduğuna dikkat çekti. “Sütun 20’ye 20 ise, çürümüşse, demir paslı ise tüm bunlara bakmak lazım” diyen Cavit Atalar, ülkede riskli binalar kadar sağlam binalar da olduğunu kaydetti.
“Su, binanın en büyük düşmanıdır” vurgusu yapan Atalar, su nedeniyle binaların depreme dayanıklılığının azaldığının altını çizdi.

Eski ve yeni bütün dere yatakları yumuşak zemindir
Eski ve yeni bütün dere yataklarının yumuşak zemin olduğuna dikkat çeken Atalar, “Bilhassa dere hâlâ akıyorsa oraya, mesela Tuzla gibi… Zemin taşıma gücü denen bir rakam vardır. Bir zemin tamamıyla suya doygunsa rakam yarıya iner” diyerek, temeli sağlam olmayan bu tip binaların hafif sarsıntıdan bile etkilenebileceğini anlattı.  

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner471

banner473