CTP Lefkoşa Milletvekili Filiz Besim, halkın ilaçlara erişiminde yaşanabilecek risklere dikkat çekerek, devletin tedarik zincirlerinde göstereceği refleksin hayati önem taşıdığını vurguladı. Besim, savaş ve ekonomik krizlerin ilaç teminini zorlaştırabileceğini belirterek, hastaların bundan olumsuz etkilenmemesi gerektiğini kaydetti.
Besim, Meclis Genel Kurulu’nun dünkü bileşiminde “Bu Düzen Halkı Eziyor” konulu güncel konuşma yaptı.
Besim, ekonomik krizler altında halkın ezilemeyeceğini, kriz anında devletin göstereceği refleksin halk için önemli olduğunu söyledi.
Savaş dolayısıyla ilaçlara erişimin de zorlaşabileceğini ancak halk açısından bunun çok önemli olduğunu belirten Besim, hastaların bundan etkilenmemesi gerektiğini kaydetti.
İlaç tedarik zincirlerinde sıkıntı yaşanmaması adına gereken devlet refleksinin gösterilmesini gerektiğini ifade eden Besim, ilaca ulaşım riski bulunduğunu, o yüzden gereken adımların hızlı bir şekilde atılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Sağlık Bakanlığının bu konuda gerekli koordinasyonu sağlamasının halk sağlığı açısından önem taşıdığını belirten Besim, daralan ekonomide, artan sağlık ücretleri çerçevesinde devletin sağlık sisteminin güçlendirilmesinin halk açısından önemine vurgu yaptı.
Besim, tedarik zincirlerinin elden geçirilmesi gerektiğini, denetimin şart olduğunu belirtti.
70’e yakın ecza deposu var
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de piyasada aktif yetmişe yakın ecza deposu olduğunu, Merkezi İhale Komisyonu (MİK) tarafından da uygun yöntemle bunlardan teklifler alındığını, ona göre de 2025 yılı içinde doğrudan alım yöntemiyle alım yapıldığını anlattı.
Dinçyürek, bu yıl da bu doğrultuda çalışılacağını, doğrudan alımlarla ilgili de yasaya uygun olup olmadığı konusunda araştırma yaptıklarını söyledi.
Dinçyürek, randevu sisteminin aynı şekilde devam ettiğini, 1101 numaralı telefonda personel sayısının artırıldığını, yaş ayrımı yaptıklarını anlattı, dijital randevu sisteminin önemli bir hizmet olduğunu, mevcut sistemi kaldırmadan bunu sunduklarını, halka daha hızlı hizmeti amaçladıklarını vurguladı.
Şahali: Tedarik zincirinde aksama olacak
Genel Kurul'da “Küresel Kriz Tırmanırken Ekonomi Bakanlığı Ne Yapacak” konulu güncel konuşma yapan Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Erkut Şahali, Körfez’de yaşanan gerilimin sadece enerji piyasasında petrol krizi olarak değil ticaret bağlamında da ülkelerin zarar görmesine yol açtığını kaydetti.
Tedarik zincirindeki aksamayla birlikte krizin çok daha büyük olduğuna dikkati çeken Şahali, “Elbette bizler de bu krizden çok ciddi anlamda etkilenmekteyiz” dedi.
KKTC’nin savaş bölgesiyle yakın ticari ilişkileri olduğunu ifade eden Şahali, “Başta süt sanayi olmak üzere pek çok ihraç ürünümüzün hem bölgeye hem de ihracat pazarlarına erişiminde çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor” şeklinde konuştu. Şahali, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın çok daha diri ve dinamik olması gereken bir dönemden geçildiğini belirtti.
KKTC’nin dış ticaretinin ihracat bacağının yeni pazarlara yönelebilmesi ve üretimin devamı bağlamında ihracat fazlasının sağlıklı koşullarda değerlendirilmesinin büyük önem arz ettiğini ifade eden Şahali, bunun hükümetin doğrudan ele alması gereken bir konu olduğunu söyledi. Şahali, “Zor zamanlarda doğru kararlar, gelecekte çok ciddi ticari başarıların da öncü adımları olabilir” dedi.
Amcaoğlu: Elimizde 52 milyon litre yakıt var
Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, savaş devam ettiği süreçte ve savaştan sonra ortaya çıkabilecek muhtemel tehlikeler karşısında hangi önlemlerin alınması gerektiği üzerinde durdu. Bakan Amcaoğlu, uzmanların ifadelerine göre, savaştan sonraki süreçlerde bütün dünya ekonomilerinin derinden sarsılacağına işaret etti.
Üç buçuk yıldır akaryakıt otomasyonun devreye girdiğini kaydeden Amcaoğlu, ülkede aylık 40 milyon litre akaryakıt ihtiyacı olduğunu ifade etti. Amcaoğlu, “52 milyon litreye kadar hem istasyonlarda hem tedarikçide hem de gelmek üzere yola çıkan tankerlerle birlikte elimizde mevcut akaryakıt stoku bulunmaktadır” dedi.
“Bugün Ekonomi Bakanlığı olarak eğer elimizi uzatmamış olsaydık geçen haftaki değerlendirmede euro dizelin 6.75 değil yaklaşık 14 TL’lik bir zamla karşılaşacağını biliyorduk” diye konuşan Amcaoğlu, şöyle devam etti:
“Ülkemiz insanının işletmesinin ve kamu maliyesiyle birlikte reel sektörün korunması adına fiyatlanma konusunda sırası geldiğinde yapayalnız mücadelemizi vermek durumunda kaldık.”
Turizmin gözbebekleri olduğunu vurgulayan Amcaoğlu, herhangi bir maliyet sıkıntısıyla birlikte sektörün satış sorunu yaşamamasının en büyük dilekleri olduğunu belirtti. Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın hükümete önerileri olacağını dile getiren Amcaoğlu, ellerindeki kaynaklara bakarak, çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
Enerjide tedarik sorunu olmaması gerektiğini ifade eden Amcaoğlu, piyasada durgunluğun başladığını, daralmanın olmaması için uğraş verdiklerini kaydetti. Amcaoğlu, “Bakanlığın hassasiyetleri devam edecektir” dedi.



