banner564
banner622

Tünelin ucu aydınlık mı?

İsmet Esenyel - yorum

Tünelin ucu aydınlık mı?
banner598

Boşalan bir koltuk için aylardır ülke gündemi yine seçim oldu...
Yattık kalktık seçim dersem doğru konuşmuş olmam. 
Bu kez halk galiba sandığa beklenenden daha az rağbet gösterecek.  
Siyaset bu sütunların başrol oyuncusu değil.  
Gönül arzu ederdi ki turizmi konuşalım, ülkemize uçaklar dolusu turistler gelsin, küçüklü büyüklü oteller dolsun ve bu kadar turisti nereye yerleştireceğiz diye endişeli bir bekleyiş içerisinde olalım.  

Büyük bir hedefsizlik ve vizyonsuzluk hakim 

Ülke turizm endüstrisinin belki de en talihsiz zamanlarını yaşıyor. Yurt dışında Kuzey Kıbrıs destinasyonunu pazarlayan operatörler bir bir tükenmek sureti ile bir elin parmaklarından az kaldı
Ulaşım maliyetlerinin bu denli yüksek oluşu bizleri çok ama çok zorluyor 
Artık İngiltere de yaşayan Kıbrıslı Türkler bile bir yana, İngilizler, Almanlar başta olmak üzere Ruslar da adaya gelmez oldu . 
Küçük oteller bir bir kapanıyor ve turizm otelcilik sektörü tamamı ile kendi kaderine terk edilmiş bir durumda. 
Aksini iddia eden var ise gelsinler istedikleri platformda istedikleri kadar tartışalım. Hiç bir dönemde turizmciler bu kadar umutsuz ve ümitsiz olmamıştı. Bu belirsizlik nereye kadar gider? Şahsen ben devletin kesinlikle ama kesinlikle turizm endüstrisinin artık bu ülkeye yarar getirmediğini düşünüyorum. Öyle olmasa, turizmin genel bütçe içerisinde ayrılan pay 
yüzde bir küsüratlardan daha fazla olur, yeni turizm stratejileri uygulamaya konur ve ona göre hedefler belirlenirdi. Var mı böyle hedefler? Açıklanan bir turizm stratejisi bir yana orta vadeli bir plan var mı? Bakın işte... Antik liman ortada. Gidilecek olan köyün minareleri belli oldu. 
2018 yılı sonunda yatak kapasitemiz ve turist sayısına ve elde edilen turizm gelir oranları Güneyli komsularımız bizden üç kat büyük iken, iddia ediyorum bu yıl bu oran en az yıl sonunda beş altı kat fazla çıkacaktır. Bekleyip göreceğiz ve zaman beni haklı çıkaracak.  

Adaya kimler geliyor? 

Adaya yükselen maliyetler ve artan fiyatlara rağmen büyük bir emlak satışı gözlenmekte. Bu olumsuz değil kesinlikle. 
Buraya ikinci hatta üçüncü evlerini almaya gelen başta İsrail, Rusya, İran ve diğer eski Rusya ülkelerinden insanlar var. 
Çocukları burada yaşam sürmeye çalışırken,  kendileri de sosyal yaşam içerisinde yerlerini alıyorlar.  
Bunun demografik farklılıkları bir yana, günümüzde bu yapının ne ölçekte yıprandığını ölçmek şu anda çok zor. 
Bir de Afrika kıtası ve Pakistan, Bangladeş, Afganistan'dan gelenler var. Böylesi bir kontrolsüz sosyal yaşam ve bu küçücük Coğrafya içerisinde inanın belirsizliği tetikleyen en önemli faktörlerden.  
Memur ve emekli olmayı tercih eden Kıbrıs Türklerinin yanında, ara iş gücü içerisinde, hizmetler sektörü ve turizmde bu bölgelerden gelen kişilerin hakimiyeti gün geçtikçe artarak büyüyecek gibi gözüküyor.
Bunun sebebi gittikçe boş vermişliğin "Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete" fikrinin ağır basması.
Gelelim yazının başına.  
Bu siyasi çekişmeler ve iktidar gündemi bitecek mi? Yarından sonra daha istikrarlı bir ortam görebilir miyiz? 
Bence hayır. Sistem çünkü bunun üzerine kurulmuş durumda. 
Anlayan ne demek istediğimi çok iyi anladı. 
Hayırlı uğurlu olsun tek sandalye için seçim. 
Sahi yenisi yakın mı? Uzak mı? Bekleyip göreceğiz.  

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ck
Ck - 9 ay Önce

HAYIR

SIRADAKİ HABER

banner471

banner474