Suna ERDEN
Lefkoşa’ya bağlı Haspolat’ta meydana gelen olayda kendisiyle dalga geçtiği gerekçesiyle iş arkadaşını bir kez göğüs altından, iki kez sırtından bıçaklayan 24 yaşındaki Mehmet Emin Taşlıtarla hakkındaki dava dün karara bağlandı. Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde “ağır yaralama ve kanunsuz bıçak taşıma” suçlarından yargılanan sanık 6 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Kararın ardından cezaevine götürülen sanık sinir krizi geçirdi. Polis, sanığı güçlükle zapt etti.
Ömür boyu hapis öngörüyor
Kararı okuyan Ağır Ceza Heyeti Başkanı, sanığın mahkûm olduğu ağır yaralama suçunun vücut bütünlüğüne karşı işlenen ve ömür boyu hapis cezası öngören ciddi bir suç olduğunu vurguladı.
Olayın 10 Mayıs 2025 tarihinde Haspolat’ta meydana geldiğini kaydeden Başkan, güvenlik görevlisi olan sanığın, yine güvenlik görevlisi olan M.Y.’yi, kendisiyle alay ettiği gerekçesiyle bıçakla sol göğüs altına bir kez ve sırtının arka kısmına iki kez sokmak suretiyle ağır şekilde yaraladığını aktardı.
Tahrik unsuru dikkate alındı
Mahkeme Başkanı, sanık ile M.Y.’nin arkadaş olduğunu, olay günü müştekinin sigara içen Taşlıtarla’ya “Yine çekiyorsun” dediğini, sanığın ise bu sözleri alay olarak değerlendirdiğini kaydetti. Başkan, bu nedenle taraflar arasında tartışma çıktığını, M.Y.’nin sanığa kafa attığını, bunun üzerine sanığın bıçağı kullanarak onu üç kez yaraladığını belirtti.
Başkan, M.Y.’nin gerek sözlü ifadelerle gerekse kafa atmak suretiyle sanığı tahrik ettiğinin açık olduğunu belirterek, bu hususu sanık lehine hafifletici faktör olarak değerlendirdiklerini söyledi. Başkan, ancak sanığın tahrik altında hareket etmiş olsa dahi M.Y’ye üç kez bıçak saplamasının oldukça vahim bir eylem olduğunu vurguladı.
Sanığın güvenlik görevlisi olduğunu ve bulunduğu ortamın güvenliğini sağlamakla yükümlü bir kişi olmasına rağmen bıçak taşıyıp bunu kullanarak ağır yaralama suçunu işlemesinin kabul edilemez olduğunu belirten Başkan, suçun işleniş şeklinin son derece ağır olduğu kanaatine vardıklarını ifade etti.
Caydırıcı cezalar verilmeli
M.Y.’nin hastanede 5 gün tedavi görmesini ve kalıcı bir hasar oluşmamasını sanık lehine değerlendirdiklerini kaydeden Başkan, insan hayatını tehlikeye atan bu tür vahim suçlara karşı mahkemelerin hoşgörülü olamayacağını vurguladı. Mahkeme Başkanı, bu tür suçların caydırıcı cezalarla önlenmesi gerektiğini, aksi takdirde toplumda bıçak ve benzeri delici aletlerle işlenen suçların artabileceğini ifade etti.
Bıçakla işlenen suçların dünya genelinde yaygınlaştığını ve en vahşi suçlar kategorisinde yer aldığını belirten Başkan, sivri uçlu bıçakların ev ve bahçe dışında taşınmasının dahi yasaklandığını hatırlattı. Bu tür yaralama suçlarında kamu yararının ön planda tutulması gerektiğini kaydeden Başkan, cezaların kişiselliğinin dikkate alınmakla birlikte ikinci derecede önem taşıdığını kaydetti.
Vahim suça 6 yıl ceza
Sanığın genç, sabıkasız, bakmakla yükümlü olduğu küçük çocuğu bulunan ve böbrek hastası bir kişi olduğunu; suçunu ilk andan itibaren kabul ederek adaletin erken tecellisine katkı sağladığını belirten Başkan, bu hususları da sanık lehine hafifletici faktör olarak değerlendirdiklerini açıkladı.
Başkan, işlenen suçun vahameti ile orantılı bir ceza takdir ederek sanığı 6 yıl hapis cezasına mahkûm ettiklerini açıkladı.

