banner517

Resmi başvuru 2019’da yapıldı

Güney Kıbrıs'ın ‘Schengen’ yolculuğu hakkında bilgilendirme yapıldı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) için Schengen Bölgesi'ne katılım, kurumsal güvenilirliğin önemli bir sınavını oluşturmaktadır. Güney Kıbrıs 2004'ten beri Avrupa Birliği (AB) üyesi olmasına rağmen, Schengen müktesebatının tam olarak uygulanması henüz gerçekleşmedi.
Katılım için resmi başvuru Eylül 2019'da yapıldı ve bu, İrlanda'nın yaptığı gibi muafiyet veya özel düzenlemeler talep etmeden tam katılım için net bir siyasi tercihi işaret ediyordu.
Önemli bir dönüm noktası, Kıbrıs'ın Temmuz 2023'te Schengen Bilgi Sistemi'ne (SIS) katılması oldu. Bu gelişme, güvenlik ve bilgi alışverişi alanlarındaki işbirliğini önemli ölçüde güçlendirdi; ancak bu durum, iç sınır kontrollerinin otomatik olarak kaldırılması anlamına gelmedi. Geriye kalan esas şey, kuralları pratikte etkili bir şekilde uygulama konusunda kanıtlanmış ve sürdürülebilir bir kapasiteye sahip olmaktır.

Hukuki kesinlik, ekonomi ve güven
Schengen'e katılım, hukuki kesinlik ve düzenleyici öngörülebilirlikle doğrudan bağlantılıdır; bu unsurlar, Kıbrıs gibi küçük ve açık bir ekonomi için hayati önem taşımaktadır. Piyasalar ve yatırımcılar için kuralların varlığı tek başına yeterli değildir; gerekli olan, bu kuralların tutarlı, şeffaf ve öngörülebilir bir şekilde uygulanmasıdır. Oturma ve çalışma izinlerinin güvenilirliği, üçüncü ülke vatandaşlarının ekonomik faaliyetlerinin denetimi ve bunların mülkiyet ve ticari haklara bağlanması, kurumsal riskin temel göstergelerini oluşturmaktadır.
Schengen, güvenlik ve hareketlilik yönetimi üzerindeki doğrudan etkisinin ötesinde, dolaylı olarak dışsal kurumsal disiplin mekanizması olarak da işlev görmektedir. Avrupa kurumları ve ortakları tarafından yapılan sürekli değerlendirme, idari atalete veya yasanın seçici uygulanmasına yönelik toleransı sınırlandırmaktadır. Bu anlamda Schengen, genel yönetişim kalitesine ve kurumsal hesap verebilirliğe katkıda bulunarak uzun vadeli ekonomik istikrar için bir çarpan etkisi yaratmaktadır.

Siyasi ve hukuki özellikler
Yeşil Hat'ın varlığı ve GKRY’nin tüm toprakları üzerinde tam idari kontrolün bulunmaması, Kıbrıs meselesini daha da karmaşık hale getirmektedir. Ancak adanın bölünmesi, Schengen Bölgesi'ne katılımı hukuken imkansız hale getirmez. Güvenlik, hukukun üstünlüğü ve insan hakları arasında bir denge sağlamak için daha güçlü kurumsal güvenceler ve dikkatli düzenlemeler gerektirir.
Schengen Bölgesi kendi başına bir amaç değildir. Kurumsal tutarlılığı, düzenleyici olgunluğu ve bir devletin ortak sorumluluk sistemi içinde güvenilir bir ortak olarak işlev görme yeteneğini test eden bir mekanizmadır. Güney Kıbrıs için üyelik, önemli bir kurumsal ve ekonomik kazanımı temsil etmektedir. Schengen'de, ekonomide olduğu gibi, güven ilan edilmez, pratikte kanıtlanır.
 

YORUM EKLE
< Yorumlar>
YORUMLAR
Rıza Murat
Rıza Murat

AB Ülkesi Güney Kıbrıs Schengen Ülkesi olunca Larnakadan KKTCye gelecek olan İsrailliler Araplar Asyalılar için Sorun olacak ! KKTCye Larnakadan gelecek olan Turist ve Kumarcı sayısı daha da azalacak ! AByi karşısına alan Kahraman yöneticilerimiz bir an önce Brüksel’e gidip bu sorunu çözmelidirler !