29 Ekim’de görüşme var

Güney Kıbrıs’taki altın pasaport skandalı Avrupa Komisyonu’nun gündeminde

29 Ekim’de görüşme var

 El Cezire’nin yayını üzerine Rum Yönetimi’nin uygulamakta olduğu yatırım karşılığı vatandaşlık programı ve pasaport satışlarının Avrupa Komisyonu’nun gündemine alındığı, meselenin halen Ursula Von der Leyen’in ofisinde olduğu bildirildi.
  Haftalık Kathimerini “Pasaportlar Komisyon’un Sanık Sandalyesinde” başlığıyla manşete çektiği haberinde beklenmeyen bir gelişme olmaması halinde Rum Yönetimi’nin, “altın pasaport” olarak da anılan yatırım karşılığı pasaport programının 29 Ekim Çarşamba günkü Komiteler Koleji’nde ele alınacağını yazdı.
   Habere göre, Adalet Konuları Komiseri Didier Raiders’in Komisyon Başkanı ile uzlaşı içerisinde, Avrupa Hukuku’na yönelik olası ihlalleri nedeniyle Komisyon’un Güney Kıbrıs’a karşı alabileceği hukuki önlemleri incelemekte olduğu anlaşılıyor. 
    Gazete, Rum yönetiminin yatırım karşılığı pasaport uygulamasını iptal etme (1 Kasım 2020 itibarıyla) kararının “hiç de tesadüf olmadığına” dikkat çekerken, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, son Avrupa Konseyi toplantısı başlangıcında koronavirüs gerekçesiyle karantinaya girmesi yüzünden Leyen görüşme fırsatını kaçırmış olmasına rağmen, Rum yönetiminin Brüksel ile temas halinde bulunduğunu yazdı.
   Güney Kıbrıs’ın, çalışmalarındaki ilerleme hakkında Komisyon’a bilgi veremeyen ve mektupla kendisinden daha çok bilgi talep edilen tek üye ülke olduğuna vurgu yapılan habere göre Komisyon’un Güney Kıbrıs aleyhine ihlal prosedürü başlatma kararı, AB hukukunu ihlal eden üye devletleri suçlama yöntemi ve bu Lüksemburg’daki Avrupa Mahkemesi’ne kadar gidebilir.
   Öte yandan Politis “Hukuk Devleti Mi Çete Devlet Mi?” başlıklı manşet haberinde Rum yönetiminin yatırım karşılığı vatandaşlık uygulamasını alelacele kesmesini sorguladı.
   Rum Avrupa Komiseri Hristos Stilianidis pasaportlar konusunda uyardığında Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in kulak asmadığını yazan gazete, Rum Bakanlar Kurulu’nun aldığı ivedi kararın yatırım karşılığı vatandaşlık uygulamasını başka yöntemlerle hayatta tutmak için “icat edilmiş” olduğuna dikkat çekti, şunları yazdı:
   “Pasaportlarla meşgul olan avukatlık ofisinde adı bulunan ve aile işletmesi, yatırım programı bağlamında emlak işleriyle uğraşan, hiçbir bağımsız kurumun denetleme bile yapmadığı devlet başkanının milyonluk ciro için politika belirlemesini ve hiyerarşideki ikinci adamın (meclis başkanı) bir suçluya Avrupa pasaportu vereceğini yüzde 99 taahhüt etmesini hiçbir gelişmiş toplum kabul edemez.”  

Diyalog Gazetesi

banner478
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner456

banner459

banner473

banner460