Başbakan Ünal Üstel, Rum Milli Muhafız Ordusu’nun yeni yıla özel yayınladığı videoda KKTC’yi hedef alan tehditkar ifadelere yer verildiğini kaydederek, bunun Rum tarafının zihniyetinde değişen hiçbir şeyin olmadığını ortaya koyduğunu belirtti.
Üstel, yazılı bir açıklama yaparak, söz konusu videoda Rum denizci askerler tarafından “savaş gemilerinin Girne ve Mağusa limanlarına ulaşması” temennisinin 2026 yılı dilekleri arasına açıkça eklenmesinin, Girne ve Mağusa limanlarını hedef alan ve Kıbrıs Türk halkının güvenliğini doğrudan tehdit eden “aynı aklın ve aynı yaklaşımın tezahürü” olduğunu kaydetti.
Başbakan Üstel, “Bu dil; barış dili değildir. Bu dil; güven artırıcı değildir. Bu dil; çözüm dili hiç değildir.” ifadelerini kullandı.
Rum yönetiminin her fırsatta KKTC’yi ve Kıbrıs Türk halkını taciz etmeyi alışkanlık haline getirdiğini, adanın tamamına sahip olma arzusunu ise hâlâ temel hedef olarak muhafaza ettiğini belirten Üstel, “Bu zihniyet değişmemiştir. Enosis hayali, aradan geçen on yıllara rağmen Rum tarafının siyasi ve askeri reflekslerini şekillendirmeye devam etmektedir.” dedi.
“Tarihsel gerçekler açıktır.” diyen Üstel, İngilizlerin adadan çekilmesinin ardından yaşanan süreçlerin Rum yönetimleri tarafından, adayı eşit ortak Kıbrıs Türk halkı ile ortakça paylaşmak için değil, adayı “bir Rum-Yunan adasına dönüştürme ideali” doğrultusunda kullanıldığını söyledi.
Açık bir ikiyüzlülük
Üstel, açıklamasına şöyle devam etti:
“Bugün gelinen noktada da bu anlayışın terk edilmediği, yayımlanan askeri videolar ve kullanılan dil üzerinden açıkça görülmektedir.
Uluslararası camiaya barış mesajları verenlerin, kendi kamuoylarına yönelik yayımladıkları videolarda savaştan, savaş gemilerinden ve bu gemilerin Girne ile Mağusa limanlarına demirlemesinden söz etmesi; açık bir ikiyüzlülüktür. Bu ikiyüzlü tutumun, uluslararası toplum tarafından hala görülmemesi ise en az bu tehditkar dil kadar adadaki barış ortamına zarar vermektedir.
KKTC, barışı savunmaktan asla vazgeçmemiştir. Ancak hiç kimse, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin, egemenliğinin ve devletinin hedef alınmasına sessiz kalmamızı beklememelidir.”
Tehdit diliyle barışın, provokasyonla çözümün olmayacağını ifade eden Üstel, Rum tarafını “askeri tehditlerden, hayalci emellerden ve geçmişin karanlık ideolojilerinden beslenen söylemlerden derhal vazgeçmeye” davet etti; uluslararası camiayı da “bu açık tehditleri görmeye, not etmeye ve gerçeklerle yüzleşmeye” çağırdı.
Üstel, “Kıbrıs Türk halkı, bu adada eşittir, egemendir ve kendi devletinde güvendedir. Bu gerçek, ne videolarla değişir ne de tehditlerle ortadan kaldırılabilir.” dedi.




52 Yıldır Tanıtamadığınız Dünyadan kopmuş Ambargolu KKTCyi 42 yıl daha Dünya ile buluşturup Tanıtabilmeniz mümkün değildir ! Maazereti ona buna atmakla ise Çökerttiiğiniz KKTCyi bir arpa boyu bile yürütebilmeniz imkan dışıdır ! AB Toprağı KKTCdeki kurduğunuz Kıbrıslı Türkleri yok etme Düzeninin Sonunda Sıranın Sizlere de geleceği gerçeği ile Kıbrıs’ta Dünyanın istediği Çözüme halen Hayır demeye kişisel menfaatler için Hayır demeye devam edin dün olduğu gibi bugün de Sizleri Kayde almayan BMye ABye haddini bildirin de Peki ya Yarın !